Gençlerimizin Lozan'ı araştırması gerek, birileri rahatsız olsun, niye korkuyorsunuz?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 29. kez Saray'da muhtarları ağırlıyor.

Gençlerimizin Lozan'ı araştırması gerek, birileri rahatsız olsun, niye korkuyorsunuz?

Cumhurbaşkanı Erdoğan "15 Temmuz'a ikinci Kurtuluş Savaşı diyoruz. Hocalarımıza tarihimizi yavrularımıza iyi öğretelim diyorum. Bizi hep yalan söyleyen tarih ile aldattılar" diyen Erdoğan, "Gençlerimizin Lozan'ı araştırması gerek. Birileri rahatsız olsun, niye korkuyorsunuz? Tartışılsın, incelensin. Ben gençliğimizi bal arısı gibi görmek istiyorum, eşek arısı gibi değil" ifadelerini kullandı.

28. Muhtarlar Toplantısı'nda konuşan Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

Türkiye Muhtarlar Federasyonu temsilcileri de şu anda aramızda bulunuyor. Yine en genç muhtarımız, en uzun süre görev yapan muhtarımız, karı koca muhtarlarımız da bizimle beraber. Muhtarlarımız seçimle iş başına gelinen görevlerin ilk basamağı olarak demokrasinin temel taşıdır. Bir milletin oyunu almanın ne demek olduğunu bilmeyenlere bu iş anlatmak çok zor. Malum olduğu üzere bir atanmışlar var, bir seçilmişler. Ayrıca seçilmiş gibi gözükenler de birtakım atanmışlardan oluşmaktadır. Alavere, dalavere ile o koltuklara gelmişlerdir. Halkın desteğini kazanmak için verilen mücadeleyi o nedenle aşağılarlar. Bunlar seçime girseler eşinin, çocuklarının, kapı komşusunun oyunu alamayacaklardır. Müsteşar, genel müdür, daire başkanından memuruna kadar atama ile gelen tüm kamu görevlileri millete hizmet etmekle mükelleftir. 

Muhtarlarımızın seçildikleri mahallenin, köyün emanetlerini üstlenmiş kişiler olarak bu bilinçle hareket ettiklerini biliyorum. "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" sözünün kamunun tüm basamaklarında hakim kılmanın mücadelesindeyiz. Milletine efendilik yapan değil, hizmetkar olan bir yönetim anlayışının yerleşmesinde çok önemli bir mesafe kat ettiğimizi düşünüyorum. 15 Temmuz'da vatanına sahip çıkmak için yolları dolduran milletimiz bu anlayışla devletinin yanında yer almıştır. Darbecilerin karşısına dikilen vatandaşlarımız, istikbaline sahip çıkarsa güvenli bir geleceği olacağını biliyordu.

Kurtuluş Savaşımızı öncesi ve sonrasıyla çok iyi öğrenmek, anlamak zorundayız. O nedenle dün YÖK'ün yaptığı toplantıda tüm rektörlerimize, dekanlarımıza şunu ifade ettim; hocalarımızdan istirhamım şudur dedim, tarihimizi yavrularımıza iyi öğretelim. Çünkü bizi hep yalan söyleyen tarihle aldattılar. Öğrencilerimize de gençlerimize de tarihlerini iyi öğrenmelerini tavsiye ettim.

"Bahçeli'ye teşekkür ediyorum"

Burada bu milletin geçmişi yok mu? Niye rahatsız oluyorsunuz, olmayın. Bunu da öğrenelim, bilelim. Dün neydi, bugün ne? Bunu tabii birileri anlamak istemiyor derdi başka. Ve ben bu noktada sayın Bahçeli'nin dünkü konuşmasında da ifade ettiği gibi, kendisine de teşekkür ediyorum, çünkü siyasi hareketler de doğruda bütünleşmeyi sağladığı zaman bu millet bunu başaracaktır. Osmanlı öylesine büyük, öylesine köklü bir devletti ki bu devin yıkılışı milletimizin üzerinde derin yaralar açmıştır. 1914 yılında bakın nereden nereye geldik, cevabını gençliğimiz biliyor mu?

 

"2016'da 1923'ün psikolojisi
ile hareket edemeyiz"

Kurtuluş Savaşı'na girerken hedefimiz Misak-ı Milli sınırlarımıza sahip çıkmaktı, maalesef hedeflerimizi koruyamadık. Dönemin şartları itibariyle bu durumu mazur göstermeye çalışanlar olabilir. Bir yere kadar mazur görmek mümkündür, zorunluluktan kaynaklanan durumları kabul edip kendi kabuğumuza hapsolma anlayışı tehlikelidir. Bizi böyle bir kısır döngüye hapsedenlerin amacı Selçuklu ve Osmanlı geçmişimizi bize unutturmaktır. Biz 780 bin kilometre kareye nereden geldik biliyor musunuz? 20 milyon kilometrekarelerden geldik. 1923'ün psikolojisiyle hareket edemeyiz, bununla hareket etmek milletimize yarar sağlayamayacaktır. Çünkü biz Kurtuluş Savaşımızı "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır" diyerek yürüttük. Bizi hattı müdafaa demeye zorlayan anlayışını geride bırakmalıyız.

recep tayyip erdoğan lozan
loading...