Bülent Ortaçgil: Üç gerizekalıyla aynı seviyeye düşemem; ne oy vereceğim belli

'Sosyal medyada üç tane gerizekalı tarafından böyle bir şey başlatılmasından haz etmiyorum.'

Bülent Ortaçgil: Üç gerizekalıyla aynı seviyeye düşemem; ne oy vereceğim belli

Müzisyen Bülent Ortaçgil partli cumhurbaşkanlığını öngören anayasa değişikliği için yapılacak refandumda kullanacağı oyu açıklamayacağını söyleyerek, "Ne vereceğim belli. Sosyal medyada üç tane geri zekâlı tarafından böyle bir şey başlatılmasından haz etmiyorum. Bunlarla aynı geri zekâlılığa düşemem. Bu genel seçim değil ki, ben AKP’liyim ya da MHP’liyim denilsin. Bana öyle geliyor ki, okuduğunu anlayan bir insanın ‘evet’ demesi mümkün değil" dedi.

Nisan ayında gerçekleşmesi planlanan referandum hakkında “Bunun parti seçimiyle bir ilgisi yok. ‘CHP’lisin ve hayır diyeceksin’, ‘HDP’lisin yine hayır diyeceksin’ gibi şeyler deniliyor. Ama insanlar bu öbek içerisinde olmak istemiyor. Böyle bir şey var mı? Ya evet ya da hayır diyeceğiz. Evet diyen insanlar da öyle" diyen Ortaçgil, "Hükümet seçmiyoruz. Bu tartışmanın ‘Erdoğancılar’ ve ‘Erdoğan’ın karşısında durancılar’ haline gelmesi abuk. Hiç bu kadar seviyesiz bir tartışma hayatımda görmedim ben" diye konuştu.

Bülent Ortaçgil'in BirGün'den Burak Abatay'a verdiği söyleşinin bir bölümü şöyle:

Barışa dair umudunuz nedir?

Barışa dair umudum tabii ki var. Doğal olan barışla yaşamaktır. Savaş doğal olmayan bir iş zaten.

2015’te Hürriyet’te bir söyleşide, Erdoğan için “Bugün artık ‘bir adam’ diktatoryası altında gibiyiz” demişsiniz. Şimdi nasıl bakıyorsunuz?

Türkiye’deki insanların ülkeyi değerlendirirken kendilerini biraz mesafeli bir şekilde tutup yukarıdan değerlendirmesini tercih ederim. Türkiye’de sanıyorum ki çok güncel işlerle kafa yormaktan, o çalkantı içinde yaşamaktan aklı selim düşünemiyoruz. Hele ki bu son anayasa durumları... Bence felaket bir tartışma seviyesi, abuk subuk tercihler... Meraklıyım, ara ara TV’de açık oturum programlarını seyretmek istiyorum ama seyredemiyorum. Herkes alternatif fikir olmaksızın kendi bildiğini söylemeye çalışıyor. Olayın gittiği yerden hiç hoşnut değilim. Ne yapacağımıza dair bir fikir birliğimiz de yok. Çünkü asgari müştereklerde birleşme, uzlaşma gibi kültürler bizim toplumuza gelmemiş. Kimse kimseyle uzlaşamıyor. Bu, Türkiye’deki elli bin sol fraksiyon için de, altmış beş tane değişik sağ parti için de geçerli. Hep detaylarla uğraşıp, hep belli bir zaman sonra başımıza gelmesi olası şeylerden birbirimize girip ayrılmayı tercih ediyoruz.

Türkiye’de gerçekten okuduğunu ve yazdığını anlayan insanlar ve neyle karşı karşıya olduğunu bilen insanlar bir anayasaya ‘hayır’ diyecek. Bunun parti seçimiyle bir ilgisi yok. “CHP’lisin ve hayır diyeceksin”, “HDP’lisin yine hayır diyeceksin” gibi şeyler deniliyor. Ama insanlar bu öbek içerisinde olmak istemiyor. Böyle bir şey var mı? Ya evet ya da hayır diyeceğiz. Evet diyen insanlar da öyle. Onlar aslında bir partiye evet diyorlar. Anayasa değişikliğini okuyup da ona göre karar vermiş değiller. Onlar bir partiyi ve o partinin görüşünü onaylıyor. Ama bunun anayasa ile hiçbir ilgisi yok ki. Onaylasın tamam hiçbir şey demiyorum. AKP’li olan bir sürü insan var ve bu onların hakkı. Biz onunla uğraşmıyoruz. Hükümet seçmiyoruz. Bu tartışmanın ‘Erdoğancılar’ ve ‘Erdoğan’ın karşısında durancılar’ haline gelmesi abuk. Hiç bu kadar seviyesiz bir tartışma hayatımda görmedim ben.

 

Siz nasıl bir ülkeye özlem duyuyorsunuz?

Artık herhangi bir ülkeye özlem duyamıyorum. Çünkü yaşlandım. Bu coğrafyanın ve bu ülkenin adamıyım. Eğer canıma kast edilmezse bu ülkede ölmeyi tercih ederim. Ama iş başka olursa gider miyim, giderim. O başka. Hiçbir ülkede yaşamak istemiyorum. Türkiye’de yaşamak istiyorum ben. Ama daha anlayışlı, daha hoşgörülü, insanların bu kadar katı olup karşı tarafı dinlemez olduğu ve ayrıştırılan bir ülkede yaşamak istemem. Bu bana acı veriyor. Bu kadar ayrışıyor olmak, bu kadar ortak paydaları yitiriyor olmak her şeye etki ediyor. Bu ‘anayasa bilmem ne’sinde de bir ekol insanlar evet, başka bir ekol insanlar hayır diyecek. Halbuki yaptığımız oylamanın bununla ilgisi yok. 18 madde kabul mu değil mi onu oylayacağız. Bu kadar basit. İyimserim çünkü okuduğunu anlayan birisinin bu 18 maddeye ‘evet’ demesi mümkün değil zaten. Ama kötümserim aynı zamanda çünkü insanlar okumayacaklar. Çünkü Erdoğan sevgisi taşıyan insanların ‘hayır’ demesi mümkün değil. Dolayısıyla şimdi kafa sayacağız. Bakalım hangisi daha fazla?

Bu sizi kaygılandırıyor mu?

Elbette. Cumhurbaşkanlığı seçiminde birkaç aday olduğuna göre, tahmin edilen oy dağılımı şöyle olacaktır: Erdoğan, Ahmet ya da Mehmet, hiç fark etmez... sen %50.2 alacaksın, karşındaki de %49.8 falan alacak. %90’a %10 bir cumhurbaşkanlığı seçimi olmaz herhalde.

Referandum oyunuzu açıklıyor musunuz?

Niye açıklayayım canım? Ne vereceğim belli. Sosyal medyada üç tane gerizekalı tarafından böyle bir şey başlatılmasından haz etmiyorum. Bunlarla aynı gerizekalılığa düşemem. Bu genel seçim değil ki, ben AKP’liyim ya da MHP’liyim denilsin. Bana öyle geliyor ki, okuduğunu anlayan bir insanın ‘evet’ demesi mümkün değil.