Fırat Ahmet Yıldız: Köpek bağış için kesildi!

Yaşam Hakları Konfederasyonu, Deney Hayvanları Kurulu Temsilcisi Fırat Ahmet Yıldız "O hayvanı birileri bağış toplamak için o hale soktu. O hayvanın üzerinden bazı dernekler büyük bağışlar topladı. Zaten bu ilk de değil. Sırf bağış toplamak için köpeklerin bacaklarını kırıyorlar, kesiyorlar, hatta asit döküp yakıyorlar." dedi. Diğer yandan tutuklanan kepçe operatörü de serbest bırakıldı.

Fırat Ahmet Yıldız: Köpek bağış için kesildi!

Cumhuriyet Gazetesi'nden Gürer Mut'un sorularını yanıtlayan Yaşam Hakları Konfederasyonu, Deney Hayvanları Kurulu Temsilcisi Fırat Ahmet Yıldız "HayKonfed’den bağımsız olarak bu konuya dair benim şahsi görüşüm, bu olayın kepçe operatörüyle falan alakası yok. O hayvanı birileri bağış toplamak için o hale soktu. O hayvanın üzerinden bazı dernekler büyük bağışlar topladı. Zaten bu ilk de değil.  Ben size 6 ay içinde buna benzer 15-20 vaka gösterebilirim. Sırf bağış toplamak için köpeklerin bacaklarını kırıyorlar, kesiyorlar, hatta asit döküp yakıyorlar." dedi.

Yıldız ile gerçekleştirilen röportaj şu şekilde;

-Sahipsiz sokak hayvanlarının deneylerde kullanılmasını kim denetliyor?

Bugünkü mevcut yönetmelik, 2014 yılında deney hayvanlarına yönelik çıktı. Bu yönetmeliğe istinaden, Hayvan Deneyleri Merkezi Etik Kurulu (HADMEK) kuruldu. Bu yapının önemi şudur, Üniversitelerde kurulu bütün yerel etik kurullarındaki (HADYEK), çalışmaları denetleme, gerekiyorsa ceza kesme, çalışma lisanslarını iptal etme hakkına sahiptir. Kurul, Orman ve Su işleri Bakanlığının altında kurulmuştur. 21 tane üyesinin 5’i Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın zorunlu üyeleri, geri kalan 16 üyenin 15’i deney yapan insanlardan oluşur. Sadece bir tane hayvanları korumaya yönelik STK üyesi olması gerekir.

-Toplanan sahipsiz sokak hayvanlarının üniversitelere satıldığı doğru mu?

Satılma falan yok, üniversiteler barınaklardan bedavaya alıyorlar ya da sokaklardan topluyorlar. HADMEK’e Laboratuvar Hayvanları Bilimi Derneği (LHBD) diye bütün üyeleri deney hayvanı üretip satan, deney hayvanı kullanan ve bunun üzerinden para kazanan bir derneğin yöneticisini aldılar. Hayvanları korumaya yönelik dernek yerine, o hayvanları deneylerde kullanıp öldüren derneği tercih ettiler. Siyami Karahan dernek başkanı aynı zamanda Kırıkkale Üniversitesi Deney Hayvanları Bölümü Başkanı, Genel Sekreteri Gonca Kavacı, Erciyes Üniversitesi Laboratuvar Hayvanları sorumlusu ki, Erciyes Üniversitesi 2018 yılında köpekler üzerinde deney yapmak için Orman Bakanlığı’ndan açıkça izin aldı. Bizim bütün itirazlarımıza rağmen direkt bakan Veysel Eroğlu’nun bilgisi ve bir müsteşarın torpiliyle bu derneğin yöneticisi olan Eylül Üniversitesi Veteriner hekimlerinden Osman Yılmaz denen, Türkiye’de şu anda gelmiş geçmiş en azılı hayvan deneycisini kurula aldılar. Bizim aslında bunun gibi insanlardan hayvanları korumamız lazım. Yasadışı deney yapıyorlar ve bu yasadışı deneyleri de, HADMEK üzerinden aklıyorlar.

-Yasadışı deneyler dediniz nedir onlar? Kediköpekler üzerinde deney yapan kurumlar var mı?

Biz HayKonfed olarak, bu insanların yaptığı usulsüz deneyleri belgeleriyle Orman Su İşleri Bakanlığı Doğa koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü olan Nurettin Taş’a sunduk. Belgelerin hepsi bu çete tarafından hasır altı edildi. Yaptıkları deneyler tamamen sokaktan toplanan kedi-köpekler üzerinde yapılmış deneylerdir. Nurettin Taş bize, “Biz bu derneği kuruldan uzaklaştıracağız” diye söz verdi. 2018 yılında Bilken, Erciyes, Uludağ Üniversiteleri, sokaklar ve barınaklardan topladıkları hayvanlar üzerinde deney yapmak için devletten izin aldılar.

Sokak hayvanları deneye açıldı

-Bu hayvanlar üzerinde nasıl deneyler yapılıyor?

Bir üniversitede tanık olduğum bir şeyi anlatayım: bir tane sağlıklı köpeği alıyorlar, öğrencilere Ampute dersi vermek için hayvanı bayıltıp bir derste bir ayağını kesiyorlar. Dört tane ayrı sunumda bu hayvanın dört bacağı kesildikten sonra hayvanı çöpe atıyorlar. Bu rutin bir işlem haline gelmiş. Eğitim deneyi diyorlar, bunun için yerel etik kuruldan dahi izin almıyorlar. Bu sene 40-50 tane köpeğe yapıldı. Bakın, 2014 yılında çıkan yönetmelikle sokak hayvanlarını deneye açtılar. Bir profesöre, “Deney hangi hayvanlar üzerinde yapılır?” diye sorun, size “Deney sokak hayvanları üzerinde yapılmaz, bu deney de kabul edilmez” diyecektir. Elimde 2014 yılında 2 bin 225 kedi-köpeği bu deneylerde öldürdüklerinin belgeleri var. Uludağ Üniversitesi 1386 tane hayvan öldürdü. Orada bir veteriner var, adam sadistçe deneyler yapıyor. Ama bu adamın deney yapıp yapılmayacağına karar verecek yerel etik kurulun başkanı kim? Yine kendisi.

-Türkiye’de deney amaçlı kedi-köpek üretiliyor mu?

Deney Hayvanları Üretim Merkezlerinde kediköpek üretilmiyor. Ama Ankara Üniversitesi resmi belgede Deney Hayvanları Üretim Merkezlerinden kedi-köpek aldığını belirtiyor. Bu şekilde belgelemelerinin sebebi, yurtdışındaki akademik yayınlar, sokaktan toplanmış hayvanlar üzerinde yapılan deneyleri kabul etmemesi. Ankara Üniversitesi rektörü imzasıyla, üretimi yapılmayan bir hayvanı sokaktan toplayıp üzerinde deney yapmak ve bunu akademik makalede göstermek alenen uluslararası dolandırıcılıktır.

-Yeni hazırlanan kanun tasarısında bu insanlar mı dinleniyor?

Bir defa kanun tasarısı falan yok. O tamamen bir yalan. Bu suçlar zaten devlet eliyle işleniyor. Bu katliamları görmezden geliyor. Şimdi siz varsayın ki, en acımasız hayvan kanunu çıktı. Sistem suçu işleyen kişiyi cezayı hak edicek pozisyona sokmuyor ki! Kim yargılanacak? Bu siyah yavru köpeğin başına gelenleri, bir senede 2 bin 658 kere yapıldığını düşünün. Erciyes Üniversitesi’nin Deney Hayvanları Bölününün başında, Laboratuvar Hayvanları Bilimi Derneği’nin genel sekreteri Gonca var. Bu kadın yasayı ihlal etti, şimdi ona cezayı verecek kim? Kendi derneğinin yönetim kurulu üyeleri. Sizce bu kadın ceza alır mı? Orman Bakanlığı’ndakilere HADMEK’e sokulan Osman Yılmaz’ın sicilinin ne olduğunu zabıt tutturarak verdik. O belgelerden sonra bu şahsın Türkiye’de hiçbir hayvana dokundurulmaması lazım. Sen bunu bilerek bu adama destek çıkıyorsan, burada normal olmayan bir durum vardır. LHBD’i, HADMEK’e alarak ne denilmek isteniyor? Bakın İlhan Bozyiğit LHBD’nin yönetim kurulu üyesi aynı zamanda HADMEK üyesi.

-Sakarya’da yaşananı nasıl değerlendiriyorsunuz?

İçinde bulunduğum HayKonfed’den bağımsız olarak bu konuya dair benim şahsi görüşüm, bu olayın kepçe operatörüyle falan alakası yok. O hayvanı birileri bağış toplamak için o hale soktu. O hayvanın üzerinden bazı dernekler büyük bağışlar topladı. Zaten bu ilk de değil. Ben size 6 ay içinde buna benzer 15-20 vaka gösterebilirim. Sırf bağış toplamak için köpeklerin bacaklarını kırıyorlar, kesiyorlar, hatta asit döküp yakıyorlar.

Devlet olayı kapatmak istiyor

-Bu kişiler hayvan severler değil öyle değil mi?

Hayvan sever kisvesi altındaki kişiler bunlar. Hepsi bir derneğin başkanı. Elimizde bir belge olmadan kimseyi suçlayamayız ama gelin bu olayı sorgulayalım: Bu köpeğin ilk bulunma videosu, ilk bulunduğu yerden veterinere gitme, ilk veterinerden gelip teslim alan adamın çektiği görüntüler nerede? Yok. Ataşehir’deki veterinerden servis edilen fotoğraflar var ortada. Bu kadar önemli bir olayda böyle bir şey olamaz. Sorduk niye görüntüsü yok diye, şoka girdiğimiz için hayvanın videosunu çekemedik dediler. Şoka girdiysen, o hayvanı almaya giderken, İBAN numarasını koyup yardım nasıl topladınız? O yavru köpek uyutuldu bir yerde iyi de oldu çünkü o hayvanı dilendireceklerdi. Bakın şu yavru köpek üzerinden toplanan parayı ben hayal edemiyorum. Belki de 500 bin TL toplandı, bilmiyoruz. Devlet bu olayın üstünü kapatmak istiyor. Biz suçluyu bulup hapse attık diyorlar. Kepçe operatörü o büyük araçla minicik hayvanın bacaklarını sonrada kuyruğunu nasıl kopartacak? Zaten o garibanı da büyük ihtimalle seçimden sonra bırakacaklar. Adamın suçu yok. Bildiklerimizi Sakarya’daki savcıya gidip analatacağız. Ama araştırırlar mı bunu sanmıyorum.