Git o katırları getir, öldüreceğiz!

Yüksekova 1. Asliye Mahkemesi tarafından katledilme kararı çıkarılan 97 katır için bir çok skandal daha ortaya çıktı.

Git o katırları getir, öldüreceğiz!
Katliam kararı çıkarılan 97 katırın sağlık muayenelerinin yapılmadığı ve katliam kararının keyfi olduğu ve bakımını üstlenen kişinin katırları teslim etmesi için tümen komutanından tehdit aldığı ortaya çıktı.

DİHA'nın haberine göre; Yüksekova 1. Asliye Mahkemesi tarafından, "imha" kararı çıkarılan 97 katır için hiçbir sağlık muayenesi ve taraması yapılmadığı, yine "imha" kararının ise bakanlık nezdinde alındığı ortaya çıktı. Tümen komutanının, kendisine "Git o katırları getir nerden bulursan bul" diye baskı yaptığını belirten Çobanpınar Köyü Muhtarı Perviz Beşer, katırlara 2 ay boyunca baktığını, hiçbir sağlık sorunu olmadığına söyledi.

Hakkari Yüksekova ilçesinde bulunan 3. Piyade Tümen Komutanlığı'na bağlı birlikler tarafından 9 Kasım 2014 tarihinde İran sınırında bulunan Çobanpınar (Vargeniman) köyüne yapılan operasyonda "mazot kaçakçılığı yapıldığı" iddiasıyla el konulan 97 katır için Yüksekova 1. Asliye Mahkemesi'nce açılan dava sonucunda, "itlaf ve imha" kararı varılmıştı. Mahkemenin imha kararının ardından hayvanseverler başta olmak üzere kamuoyu harekete geçip, katırlar için kampanya başlatırken, sınır dışına "kaçan" 97 katırın hiçbir sağlık sorunu olmadığı ve sağlık taraması dahi yapılmadan imha kararının verildiği ortaya çıktı.

MUHTAR: HAYVANLARA BEN BAKTM, HEPSİ DE SAĞLIKLIYDI

Katırlara yediemin olarak atanan Çobanpınar Köyü Muhtarı Perviz Beşer, "Geçen yılın son ayında tabur tarafından 97 katır yakalandı. İki gün sonra mahkeme satış kararı verdi. Yediemin olarak ben gittim teslim aldım. Ancak bu kez de 'katırlar imha edilsin' diye gümrük itiraz etti ve bu itiraz sonucu imha kararı çıktı" dedi. Katırların sapasağlam olduğuna dikkat çeken Beşer, "Karar çıkmasına çıktı ama katırlar zaten çadırı yırtıp sınırın diğer tarafına kaçmıştı. Pastarlar ve askerlerin korkusundan peşlerinden gidemedik. Katırlar kaçtıktan sonra gelip yetkili mercilere gereken bilgileri verdim. Daha sonra da imha kararı çıktı; ama bu katırlar tamamen sağlıklı. İki ay boyunca benim yanımda kaldılar, hiçbir hastalık falan yoktu. Hiçbirinin bir sıkıntısı yoktu. Bu kararı uygun görmüyoruz. Bu kararın düzeltilmesini istiyoruz" diye konuştu.

BAKANLIK, 'SAĞLIK RAPORU VERİLMESİN' DEMİŞ!

İmha yerine başka bir uygulama yapılsın diye itiraz ettiğini dile getiren Beşer, "Satışla ilgili talepte bulunduk ve böyle bir karar da çıktı. Ben de yediemin olarak aldım. İmha kararından sonra Tarım Müdürlüğü'ne gittim. Gelip bakmalarını istedim. 'Bizim bakma yetkimiz yok. Bakanlık sağlık raporu verilmesin demiş' dediler. Bu yüzden Tarım da gelip bakmadı" ifadesinde bulundu.

TÜMEN KOMUTANI: GİT GETİR NERDEN BULURSAN BUL

Hayvan sahiplerinin de o dönem yakalanıp sınır dışı edildiğini belirten Beşer, "Ben masraflarım için dava açacağım. Çünkü 2 ay boyunca günlük 600 lira masraf yaptım. 300'ü ot ve saman masrafı, 300'ü ise bakım ve çoban ücreti. Bana da 'Görevini kötüye kullanmak' gerekçesiyle yasal işlem başlatmışlar" ifadesinde bulundu. Tümen komutanının, "Git o katırları getir. Nerden bulursan bul ama bana onları getireceksin. Onları imha edeceğiz" diye baskı yaptığını ifade eden Beşer, kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulundu.

CİLO DOĞA DERNEĞİ: İNSANLIK DIŞI ZİHNİYETİN BİR PRATİĞİ

Katırların imha edilmesi kararını, insanlık dışı zihniyetin bir pratiği olarak nitelendiren Cilo Doğa Derneği Başkanı Mesut Kıratlı, "Böyle bir kararın çıkması insanlık dışı bir uygulamadır. Bu sağlıklı hayvanların öldürülmesi kabul edilemez bir durumdur. Sapasağlam hayvanları öldürmek mantıken de kabul edilebilir değil. Farklı uygulamalar yapılabilir. Sahiplendirme veya sağlık taraması yapılabilir. Biz aslında imha kararlarının tamamının kaldırılmasını istiyoruz. Bakanlığın bu kararı vahimdir. Önemli olan böylesi kararı veren zihniyeti değiştirmektir. Farklı hayvan türleri de sınırın bu tarafına geçebilir. Kalkıp onları da mı imha edecekler?" diye sorarak, kararın değiştirilmesini talep etti.

HAY-TAP: KARARA KARŞI MÜCADELE EDELİM

Konu ile ilgili DİHA'yı arayıp bilgi alışverişinde bulunan Hayvan Hakları Federasyonu (HAY-TAP) İzmir Temsilcisi Esin Önder ise hayvanlar için çıkan "imha" kararını kınadıklarını belirterek, "Biz bahsi geçen katırlar için elimizden geleni yapacaktık. Ama Allah'tan katırlar kaçmış kurtulmuş. Bugün Yüksekova İlçe Tarım Müdürlüğü ile de görüştük. Onlar da katırların kaçtığı bilgisini doğruladı. Hiçbir hayvanın öldürülmesini kabul etmiyoruz. Hayvanlar için mücadele sözümüzü yineliyorken, bu tarz kararların insancıl olmadığı da açıktır. Öldürmek yerine, sahiplendirme yapılmalı" diye konuştu. Kamuoyunda konu ile ilgili kampanyalar başlatıldığı paylaşan Önder, "Yüzlerce hayvan severden mesaj alıyoruz. Bu katırların öldürülme kararına karşı kampanyalar başlatıldı. Hayvan hakları dernekleri, sivil toplum örgütleri ve hayvan severler olarak bu kararın uygulanmaması için mücadelemizi had safhaya çıkaracağız" diyerek, kamuoyuna duyarlılık çağrısını yineledi.

'İMHA' ÖRNEĞİ DE MEVCUT

Şemdinli'ye bağlı Derecik (Rubarok) beldesinde de Derecik 2. Motorlu Piyade Taburu askerlerinin 25 Aralık'ta köylülere ait katırları toplayarak, öldürdüğü iddia edilmişti. Söz konusu katırların savcılığın kararı sonucu "hastalıklı oldukları" gerekçesiyle tabura toplatılarak, İlçe Tarım Müdürlüğü'nden getirilen veterinerler tarafından iğne vurularak öldürüldüğü ve kazılan çukurlara gömüldüğü öne sürülmüştü.
loading...