Tuba Ünsal: Ben de arkadaşımdan çocuk yaptım!

Tuba Ünsal: 'Bu benim de yaşadığım bir durum. Senaryonun pekâlâ gerçek olabileceğini düşünüyorum.'

Tuba Ünsal: Ben de arkadaşımdan çocuk yaptım!

TUBA ÜNSAL FOTO GALERİ

Haftanın yerlilerinden 'Dünyanın En Güzel Kokusu'nda Rıza Kocaoğlu ile birlikte başrolde olan Tuba Ünsal ile Hürriyet Cumartesi'den Ayşe Arman'a konuştu. Söyleşiyi paylaşıyoruz: 

Bu röportajı, ‘Dünyanın En Güzel Kokusu’ filminin çekildiği muhteşem manzaralı çatı katında yaptık, Gümüşsuyu’nda. Ben filmi çok sevdim, o yüzden çatı katına girince bir tuhaf oldum, yanlışlıkla filmin bir sahnesine dalmışım gibi hissettim.
Tuba Ünsal insanı çarpan bir kadın. Öyle böyle değil, harbi güzel. Ve akıllı. Ve ultra doğal. Makyaj filan hak getire. İhtiyacı da yok zaten.
Doğallığın, kendi gibi olmanın özellikle altını çiziyor.
Filmde de öyle. Zaten diyaloglar, mekân, ilişki, ilişkinin akışı son derece gerçek.
İnsan sahte bir dünyayla karşı karşıyayım hissine kapılmıyor. Filmde de, izleyenler şu soruyla karşı karşıya bırakılıyor: İnsan, yakın arkadaşından çocuk yapabilir mi? Sizi Tuba Ünsal’la baş başa bırakıyorum.

Yeni filmin ‘Dünyanın En Güzel Kokusu’ vizyona girdi. Ne hissediyorsun?
Ölüyorum heyecandan! Uzun süredir bu kadar tutkuyla çalıştığım bir iş olmamıştı. Umarım izleyenler de sever...

Çok sıkı bir oyunculuk sergiliyorsun. Kendi performansından memnun musun?
Teşekkür ederim, evet, hem de çok. Elimden geleni yapmaya çalıştım. Aynı zamanda filmin yapımcılarından biriyim.

Filmin hikâyesini nasıl buldun?
Hikâyeye vuruldum! Zaten kabul etmemin sebebi de bu. Hikâye bana geldiğinde elimde başka bir senaryo vardı, üstelik ünlü ödüllü bir yönetmenin işiydi. Birini seçmem lazımdı. Bu filmi seçtim. Tanınmayan genç bir yönetmendi Uğur Yağcıoğlu ama senaryo o kadar hoşuma gitti ki, “Ben varım!” dedim. Ömer Faruk’un deyişiyle, çamurun arasında bir altın gibi parlıyordu.

Sence günümüz İstanbul’unu ve ilişkileri yansıtıyor mu?
Kesinlikle! Filmdeki iki karakter de sanki aramızda yaşıyor. Her şey gerçek. Diyaloglar da, kullandıkları jargon da. Oysa dizilerde ve sinemada izlediklerimiz abartılı. İnsan gerçek hayatta öyle havalı cümleler kurmuyor. Ya da uyandığında yüzünde öyle makyaj olmuyor. İşte bu filmde her şey gerçek hayattaki gibi. Sinemada realizm gibi bir şey. Samimiyetten uzaklaştıran hiçbir şey yok. Neredeyse makyaj bile yok.

Gelelim filmin ana sorusuna: Sence bir kadın, yakın arkadaşından çocuk yapabilir mi?
Yapar tabii, niye yapmasın? Benim de yaşadığım bir durum. Mirgün de 15 yıl boyunca arkadaşımdı. Sonra âşık olduk. Yani filmdeki senaryonun pekâlâ gerçek olabileceğini düşünüyorum.

Gelelim çocuk meselesine... Bir evlilikte çocuk büyütürken, aşk mı daha değerli, arkadaşlık mı?
Bence arkadaşlık. Aşk dediğin huzursuz, çok da temeli olmayan, savrulan bir duygu. Çocuk yetiştirmek içinse daha köklü, daha sorumluluğa dayalı duygulara ihtiyaç var sanki. O yüzden de ben, arkadaşlık ilişkisinden doğan, güvenle beslenen aşkı daha değerli buluyorum.

“Huzursuz, temeli çok da sağlam olmayan aşk” dediğin ne peki?
Bilinçaltı kodlarla ilerleyen bir şey. Küçükken, annemin, babamın ellerini çok beğendiğini duyardım. Hayatım boyunca elleri güzel erkekleri beğendim. Ama bu saçma! Bir adamın elinin güzel olması, evlilik devam ettirmek ya da birlikte çocuk büyütmek için yeterli değil. Tanımı böyle olan bir aşk da yeterli değil. Daha fazlası gerekiyor. Arkadaşlık bence o vasıflardan biri. En azından bana şu an iyi gelen, kendi yaşadığım arkadaşlıktan aşka evrilen ilişkim. Çünkü içinde, karşımdaki adamın, hesapsız kitapsız her halimi gördüğü ben varım. Aynı şey onun için de geçerli.

HÂLÂ ZİL ZURNA ÂŞIĞIM

Belki de sen, “Arkadaşım” dediğin adamla, yani şu anki kocanla zaten sırılsıklam âşıktın. “Arkadaşız” deyip duruyordunuz...
Yok değildik. 15 yıl içinde bir yerde denk getirir, en kötü bir kaçak gecemiz olurdu.

Peki ne zaman aşka döndü?
Çocuğum olduktan sonra. Çevremde çocuklu insan pek yoktu. Paylaşımla oldu. Mirgün’ün babalığından, çocuğuyla kurduğu ilişkiden etkilendim. İnsanın çocuğu olduktan sonra, hayatını, düzenini ona göre kuruyor, beğenileri de ona göre şekilleniyor. İşte bir an geldi, kaynaşma oldu ve yollarımız kesişti. Bizimki arkadaşlıktan dönen aşk. Ama yanlış anlaşılmasın, arkadaşım değil Mirgün sadece, zil zurna âşığım hâlâ!

MİRGÜN MÜTHİŞ BİR BABA! 
İki ayrı erkekten şahane çocukların var ve mutlu mesut yaşıyorsunuz. Aile içindeki denge nasıl sağlanıyor? Denge unsuru sen misin?
Galiba. Ama bütün anneler öyle değil midir? Evet, yoruluyorum ama gencim, enerjim var. Ve planlıyım. Ofisim hemen evin altında, yürüme mesafesi yani. Çocukları okula geçirdikten sonra, pıtır pıtır ofise gidiyorum. Öğlen eve dönüyorum, çocuklarla yemek yiyorum. Sonra yine ofis. 

Oğlan kaç yaşında?
Civan iki oldu. Dünya tatlısı bir şey ve tahtalara vur, kolay bir çocuk. Her yere götürebiliyorum. Geçenlerde bir süre bakıcısız idare etmek durumunda kaldım. Yanıma aldım, röportaja gittim. “Sen şurada biraz dur, fotoğraflarım çekilecek” diyorum, valla duruyor. Ya da birinden rica ediyorum, “Beş dakika göz kulak olur musunuz?” Mirgün tabii burada çok önemli bir faktör. İnanılmaz yardımcı. Çocukların yeme içme düzeni falan onda.

Biri beş, diğeri iki yaşında. Benim bildiğim evin tımarhane gibi olması lazım!
Yok yok. Tamam, çok kolay değil ama imkânsız da değil. Sosyal medyadan, “Sen dalga mı geçiyorsun! Ben manikür yaptırmaya zor vakit buluyorum, sen her yerdesin!” filan yazıyorlar. Annem de diyor mesela, “Sen nasıl bir annesin, beni geçtin!” diye, bir şekilde her şeyi hallediyorum.

İki ayrı adamdan çocuk yapmak nasıl bir şey?
Birinden olsaydı, tabii ki daha kolay olurdu! Birbiriyle kıyaslamaları var. Mirgün’ün kızı Leyla mesela Civan’a, “Ne şanslısın! Baba, hem seninle hem Tuba’yla aynı evde! Ben gelip gidiyorum” demeye başladı.

Mirgün’ün kızı Leyla da var...
Evet, üç çocuğuz biz...

O ne kadar sizde?
İki gün fiks bizimle kalıyor ama Mirgün haftada 3-4 gün de ayrıca onunla vakit geçiriyor. Parka gidiyorlar, eve gelip yemek yapıyorlar. Gerçekten müthiş bir baba. Bana “Her şeye nasıl bu kadar yetişiyorsun?” diyorlar ya, cevabı Mirgün. ‘Ruhumun Aynası’nı çekerken, Civan’ı altı aylık emziriyordum. Pazar günleri de dadımız yoktu. O zaman, dadı oluyordu. Hem Sare’ye hem Civan’a bakıyordu. Üç çocuğu alıp, hiç kimseye ihtiyaç duymadan seyahat de edebiliyoruz. Üçüne birden yemek yedirmeye çalışıyoruz. Birimizin çişi geliyor, “Tamam ben bakıyorum, üçü bende, hadi sen git...” diyoruz.

Sare kendi babasını ne kadar görüyor?
Haftada iki. Onun da babasıyla arası çok iyi.

Sare’nin babası yıkılmadı mı sen gidince?
Hayır, hiçbir şekilde. Murat ilişkisine devam etti. Tatlı kız arkadaşları oldu. Şimdi o da zil zurna âşık. Bu beni mutlu ediyor.

Dışarıdan bakınca, istediğin adamı seçersin, elde edersin, senin baştan çıkaramayacağın adam yoktur, onlardan çocuk da yaparsın, istersen çekip gidersin gibi duruyor...
Bu kadar güçlü bir kadın algısı oluştuysa ne mutlu bana. Ama alakası yok. Ben sadece trajedinin içinde kalmıyorum. Ya da kalırsam, dünya âleme ilan etmiyorum. Kol kırılıyor, yen içinde kalıyor.

E şimdi bilmece gibi konuştun, anlamadım...
Şöyle ki, ben de herkes gibi hiç istemediğim durumlarla karşı karşıya kaldım. Sare’nin babasına âşıktım ama zor bir ilişkiydi. Zannedildiği gibi ben onu bırakmadım. Cesur davranıp giden oldum. Aslında kalandır terk eden. Giden de o yüzden gitmiştir. İki aylık bebekle evden gittim.

İki aylık bebekle böyle bir ayrılık kararını almak zor olmadı mı? Kimse sana, “Dur kızım” demedi mi?
Ben dokuz aylık hamileyken ayrılmaya karar verdim. Annem ve teyzeme söyledim, “Sen bilirsin ama bir tık daha bekle, sonra ne yapacaksan yap” dediler. Bekledim. Sare iki aylıkken evden ayrıldım, bir yaşına geldiğinde boşandım.

Şimdi aranız nasıl?
Çok iyi. Sular duruldu. Onun da kız arkadaşıyla düzenleri oturdu. Yani ben yeni bir ilişkiye başladıktan sonra karalar filan bağlamadı. Ve dediğim gibi konsantrasyonu hep işineydi.

BAZI ADAMLARA KÖPEK GİBİ ÂŞIK OLURSUN AMA...
Benim şiddetli âşık olduğum insanlar oldu. Onlarla çocuk büyütmem mümkün olmazdı. Çocuk yetiştirmenin farklı dinamikleri var. Elimde kakalı bezlerle sinir krizi geçirip, “Ben şimdi ne yapacağım?” diye hüngür hüngür salonda ağladığım zamanlar oldu. Mirgün, her zaman imdadıma yetişti, çocuğun altını da temizledi, hastalandığında doktoru aradı, hep bir çözüm buldu. Ben dizi çekerken, pazar günleri karavanda iki çocuğa baktı. Bunlar bence inanılmaz değerli şeyler. Ben ikisini de tecrübe ettim. Bazı adamlar vardır, köpek gibi âşık olursun ama mümkün değildir ilişkide kalman. Bence arkadaşınla çocuk büyütmek çok daha değerli.

TUBA ÜNSAL FOTO GALERİ

Haftanın yerlilerinden 'Dünyanın En Güzel Kokusu'nda Rıza Kocaoğlu ile birlikte başrolde olan Tuba Ünsal ile Hürriyet Cumartesi'den Ayşe Arman'a konuştu. Söyleşiyi paylaşıyoruz: 

Bu röportajı, ‘Dünyanın En Güzel Kokusu’ filminin çekildiği muhteşem manzaralı çatı katında yaptık, Gümüşsuyu’nda. Ben filmi çok sevdim, o yüzden çatı katına girince bir tuhaf oldum, yanlışlıkla filmin bir sahnesine dalmışım gibi hissettim.
Tuba Ünsal insanı çarpan bir kadın. Öyle böyle değil, harbi güzel. Ve akıllı. Ve ultra doğal. Makyaj filan hak getire. İhtiyacı da yok zaten.
Doğallığın, kendi gibi olmanın özellikle altını çiziyor.
Filmde de öyle. Zaten diyaloglar, mekân, ilişki, ilişkinin akışı son derece gerçek.
İnsan sahte bir dünyayla karşı karşıyayım hissine kapılmıyor. Filmde de, izleyenler şu soruyla karşı karşıya bırakılıyor: İnsan, yakın arkadaşından çocuk yapabilir mi? Sizi Tuba Ünsal’la baş başa bırakıyorum.

Yeni filmin ‘Dünyanın En Güzel Kokusu’ vizyona girdi. Ne hissediyorsun?
Ölüyorum heyecandan! Uzun süredir bu kadar tutkuyla çalıştığım bir iş olmamıştı. Umarım izleyenler de sever...

Çok sıkı bir oyunculuk sergiliyorsun. Kendi performansından memnun musun?
Teşekkür ederim, evet, hem de çok. Elimden geleni yapmaya çalıştım. Aynı zamanda filmin yapımcılarından biriyim.

Filmin hikâyesini nasıl buldun?
Hikâyeye vuruldum! Zaten kabul etmemin sebebi de bu. Hikâye bana geldiğinde elimde başka bir senaryo vardı, üstelik ünlü ödüllü bir yönetmenin işiydi. Birini seçmem lazımdı. Bu filmi seçtim. Tanınmayan genç bir yönetmendi Uğur Yağcıoğlu ama senaryo o kadar hoşuma gitti ki, “Ben varım!” dedim. Ömer Faruk’un deyişiyle, çamurun arasında bir altın gibi parlıyordu.

Sence günümüz İstanbul’unu ve ilişkileri yansıtıyor mu?
Kesinlikle! Filmdeki iki karakter de sanki aramızda yaşıyor. Her şey gerçek. Diyaloglar da, kullandıkları jargon da. Oysa dizilerde ve sinemada izlediklerimiz abartılı. İnsan gerçek hayatta öyle havalı cümleler kurmuyor. Ya da uyandığında yüzünde öyle makyaj olmuyor. İşte bu filmde her şey gerçek hayattaki gibi. Sinemada realizm gibi bir şey. Samimiyetten uzaklaştıran hiçbir şey yok. Neredeyse makyaj bile yok.

Gelelim filmin ana sorusuna: Sence bir kadın, yakın arkadaşından çocuk yapabilir mi?
Yapar tabii, niye yapmasın? Benim de yaşadığım bir durum. Mirgün de 15 yıl boyunca arkadaşımdı. Sonra âşık olduk. Yani filmdeki senaryonun pekâlâ gerçek olabileceğini düşünüyorum.

Gelelim çocuk meselesine... Bir evlilikte çocuk büyütürken, aşk mı daha değerli, arkadaşlık mı?
Bence arkadaşlık. Aşk dediğin huzursuz, çok da temeli olmayan, savrulan bir duygu. Çocuk yetiştirmek içinse daha köklü, daha sorumluluğa dayalı duygulara ihtiyaç var sanki. O yüzden de ben, arkadaşlık ilişkisinden doğan, güvenle beslenen aşkı daha değerli buluyorum.

“Huzursuz, temeli çok da sağlam olmayan aşk” dediğin ne peki?
Bilinçaltı kodlarla ilerleyen bir şey. Küçükken, annemin, babamın ellerini çok beğendiğini duyardım. Hayatım boyunca elleri güzel erkekleri beğendim. Ama bu saçma! Bir adamın elinin güzel olması, evlilik devam ettirmek ya da birlikte çocuk büyütmek için yeterli değil. Tanımı böyle olan bir aşk da yeterli değil. Daha fazlası gerekiyor. Arkadaşlık bence o vasıflardan biri. En azından bana şu an iyi gelen, kendi yaşadığım arkadaşlıktan aşka evrilen ilişkim. Çünkü içinde, karşımdaki adamın, hesapsız kitapsız her halimi gördüğü ben varım. Aynı şey onun için de geçerli.

HÂLÂ ZİL ZURNA ÂŞIĞIM

Belki de sen, “Arkadaşım” dediğin adamla, yani şu anki kocanla zaten sırılsıklam âşıktın. “Arkadaşız” deyip duruyordunuz...
Yok değildik. 15 yıl içinde bir yerde denk getirir, en kötü bir kaçak gecemiz olurdu.

Peki ne zaman aşka döndü?
Çocuğum olduktan sonra. Çevremde çocuklu insan pek yoktu. Paylaşımla oldu. Mirgün’ün babalığından, çocuğuyla kurduğu ilişkiden etkilendim. İnsanın çocuğu olduktan sonra, hayatını, düzenini ona göre kuruyor, beğenileri de ona göre şekilleniyor. İşte bir an geldi, kaynaşma oldu ve yollarımız kesişti. Bizimki arkadaşlıktan dönen aşk. Ama yanlış anlaşılmasın, arkadaşım değil Mirgün sadece, zil zurna âşığım hâlâ!

MİRGÜN MÜTHİŞ BİR BABA! 
İki ayrı erkekten şahane çocukların var ve mutlu mesut yaşıyorsunuz. Aile içindeki denge nasıl sağlanıyor? Denge unsuru sen misin?
Galiba. Ama bütün anneler öyle değil midir? Evet, yoruluyorum ama gencim, enerjim var. Ve planlıyım. Ofisim hemen evin altında, yürüme mesafesi yani. Çocukları okula geçirdikten sonra, pıtır pıtır ofise gidiyorum. Öğlen eve dönüyorum, çocuklarla yemek yiyorum. Sonra yine ofis. 

Oğlan kaç yaşında?
Civan iki oldu. Dünya tatlısı bir şey ve tahtalara vur, kolay bir çocuk. Her yere götürebiliyorum. Geçenlerde bir süre bakıcısız idare etmek durumunda kaldım. Yanıma aldım, röportaja gittim. “Sen şurada biraz dur, fotoğraflarım çekilecek” diyorum, valla duruyor. Ya da birinden rica ediyorum, “Beş dakika göz kulak olur musunuz?” Mirgün tabii burada çok önemli bir faktör. İnanılmaz yardımcı. Çocukların yeme içme düzeni falan onda.

Biri beş, diğeri iki yaşında. Benim bildiğim evin tımarhane gibi olması lazım!
Yok yok. Tamam, çok kolay değil ama imkânsız da değil. Sosyal medyadan, “Sen dalga mı geçiyorsun! Ben manikür yaptırmaya zor vakit buluyorum, sen her yerdesin!” filan yazıyorlar. Annem de diyor mesela, “Sen nasıl bir annesin, beni geçtin!” diye, bir şekilde her şeyi hallediyorum.

İki ayrı adamdan çocuk yapmak nasıl bir şey?
Birinden olsaydı, tabii ki daha kolay olurdu! Birbiriyle kıyaslamaları var. Mirgün’ün kızı Leyla mesela Civan’a, “Ne şanslısın! Baba, hem seninle hem Tuba’yla aynı evde! Ben gelip gidiyorum” demeye başladı.

Mirgün’ün kızı Leyla da var...
Evet, üç çocuğuz biz...

O ne kadar sizde?
İki gün fiks bizimle kalıyor ama Mirgün haftada 3-4 gün de ayrıca onunla vakit geçiriyor. Parka gidiyorlar, eve gelip yemek yapıyorlar. Gerçekten müthiş bir baba. Bana “Her şeye nasıl bu kadar yetişiyorsun?” diyorlar ya, cevabı Mirgün. ‘Ruhumun Aynası’nı çekerken, Civan’ı altı aylık emziriyordum. Pazar günleri de dadımız yoktu. O zaman, dadı oluyordu. Hem Sare’ye hem Civan’a bakıyordu. Üç çocuğu alıp, hiç kimseye ihtiyaç duymadan seyahat de edebiliyoruz. Üçüne birden yemek yedirmeye çalışıyoruz. Birimizin çişi geliyor, “Tamam ben bakıyorum, üçü bende, hadi sen git...” diyoruz.

Sare kendi babasını ne kadar görüyor?
Haftada iki. Onun da babasıyla arası çok iyi.

Sare’nin babası yıkılmadı mı sen gidince?
Hayır, hiçbir şekilde. Murat ilişkisine devam etti. Tatlı kız arkadaşları oldu. Şimdi o da zil zurna âşık. Bu beni mutlu ediyor.

Dışarıdan bakınca, istediğin adamı seçersin, elde edersin, senin baştan çıkaramayacağın adam yoktur, onlardan çocuk da yaparsın, istersen çekip gidersin gibi duruyor...
Bu kadar güçlü bir kadın algısı oluştuysa ne mutlu bana. Ama alakası yok. Ben sadece trajedinin içinde kalmıyorum. Ya da kalırsam, dünya âleme ilan etmiyorum. Kol kırılıyor, yen içinde kalıyor.

E şimdi bilmece gibi konuştun, anlamadım...
Şöyle ki, ben de herkes gibi hiç istemediğim durumlarla karşı karşıya kaldım. Sare’nin babasına âşıktım ama zor bir ilişkiydi. Zannedildiği gibi ben onu bırakmadım. Cesur davranıp giden oldum. Aslında kalandır terk eden. Giden de o yüzden gitmiştir. İki aylık bebekle evden gittim.

İki aylık bebekle böyle bir ayrılık kararını almak zor olmadı mı? Kimse sana, “Dur kızım” demedi mi?
Ben dokuz aylık hamileyken ayrılmaya karar verdim. Annem ve teyzeme söyledim, “Sen bilirsin ama bir tık daha bekle, sonra ne yapacaksan yap” dediler. Bekledim. Sare iki aylıkken evden ayrıldım, bir yaşına geldiğinde boşandım.

Şimdi aranız nasıl?
Çok iyi. Sular duruldu. Onun da kız arkadaşıyla düzenleri oturdu. Yani ben yeni bir ilişkiye başladıktan sonra karalar filan bağlamadı. Ve dediğim gibi konsantrasyonu hep işineydi.

BAZI ADAMLARA KÖPEK GİBİ ÂŞIK OLURSUN AMA...
Benim şiddetli âşık olduğum insanlar oldu. Onlarla çocuk büyütmem mümkün olmazdı. Çocuk yetiştirmenin farklı dinamikleri var. Elimde kakalı bezlerle sinir krizi geçirip, “Ben şimdi ne yapacağım?” diye hüngür hüngür salonda ağladığım zamanlar oldu. Mirgün, her zaman imdadıma yetişti, çocuğun altını da temizledi, hastalandığında doktoru aradı, hep bir çözüm buldu. Ben dizi çekerken, pazar günleri karavanda iki çocuğa baktı. Bunlar bence inanılmaz değerli şeyler. Ben ikisini de tecrübe ettim. Bazı adamlar vardır, köpek gibi âşık olursun ama mümkün değildir ilişkide kalman. Bence arkadaşınla çocuk büyütmek çok daha değerli.

Vehaber 2013 yılından beri aktif olarak son dakika güncel haberler ile medya dünyasında bilinen bir marka haline gelmiştir. Türkiye'den ve dünyadan gelişmeler. Haber ajanslarına ve sosyal medyaya düşen önemli olaylar. Haberler video ve fotoğraf ile desteklenmektedir. Devlet liderlerinin yaptığı açıklamalar ile gündelik hayat içerisinde yaşanan gelişmeler, ünlülerin yaşamları, magazin dünyasında yaşanan gelişmeler, spor dünyasından, sporcuların hayatında yaşanan olayları anlık olarak aktarmaktadır. Son dakika Tuba Ünsal: Ben de arkadaşımdan çocuk yaptım! haberi, manken ve modellerin foto galerileri, futbol, spor, porno haberleri ve daha fazlası. Haberleri okuyunca video ve foto galerilerimizi de gezmeyi ihmal etmeyin. Galerimizde neler var, sizler için neler bulduk? Ünlülerin hayatından seçtiğimiz nude fotoğraflar, muhteşem fiziğiyle karşınızda. Kadın bedeni en estetik vücut hatları ile karşınızda. Denizde, havuzda, sokakta, partide, evde ünlülerin tüm anları. Sizler için en özel en güzel görsellerle galerimizi erotik resimlerle de harmanladık, eskiden erotik film izlemek için sinemaya gittiğimiz ortamlardan bir tık uzağımıza taşındığı zamanlara. Buram buram erotizm kokan fotoğraflarını seçtik ve frikik fotoğraflarından medyaya yansıyanları sizler için bulduk. Bir anlık dikkatsizlik sonucu oluşan frikikler burada, magazincilerin yakaladığı kaza görselleri. Gerçi bazılarının ne kadar kaza olduğu da tartışılır planlanmış gibi. göğüs ile ilgili derlemeleri toparladık. Bunlar elbiseli ya da göğüs dekolteli olabilirler, meme görselleri galerimizde. Kadınlarda doğurganlığı simgeleyen göğüslerin erkeklerde üreme içgüdüsünü körüklediği için çekici geldiğini biliyor muydunuz? Bacak fotoğrafları ile ilgili sosyal medyadan ve arşivimizden sizlere ulaştırdık. Uzun bacaklı, sütun gibi bacaklara sahip kadınlar. Evet kılıydı tüyüydü, pürüsüzlüğüydü, kadınlar için güzel bacaklı olmanın da bir bedeli var. Toplum standartlarına uygun bir şekilde çıplak resimleri ile hayatından kesitler aramaya bulmaya çalıştık. Fotoğrafların hiçbiri tam çıplaklık içermemektedir. İnsan dünyaya çıplak gelip çıplak giderken tartışılmaya devam eden bir konu. Facebook bu konuda son dönemler epey tutucu. Kalça ya da başka bir deyişle poposuyla ilgili seçtiklerimize yer verdik. Kadınlar vücutlarının en estetik bu bölgelerini göremezken bizler gösterdik. Son dönemler estetik ile büyütülmesi popüler olan kalçaları erkekler pek seviyor. Hot ya da biz ateşli diyelim siz anlayın. Kışkırtıcı, baştan çıkarıcı görselleri derledik. Bebek gibi manken ve modeller burada. Sıcak sözcüğünün seksi çağrıştarması bir hayli ilginç tabii ama yerleşmiş sözlüğe. Artık seksilik arayan hot diye arıyor. Ve tabii ki ass ile ilgili fotoğrafları da derleyerek galerimize ekledik. İngilizcede kadınların en estetik olan bölgesinin söylenme şekli bu. Şu Youtube'da popüler hale gelen Prank videolarında olay bildiğiniz gibi öpüşmeyi de aşıp popo okşamaya kadar gelmişti. Biz o kadar abartmadık olayı. Instagram resimleri ile diğer sosyal medya hesapları Facebook, Youtube, Pinterest, Twitter, reddit hesaplarında biraz gezindik ve sizler için taramalar yaptık.Sosyal medya biliyorsunuz koca bir derya ve VK hesaplarındaki bilgi ve görselleri sizler için es geçmedik. Yahu sosyal medya platformu demişken bunların sayısı her geçen gün artıyor ve takip dahi etmesi iyice zorlaştı, saniye başı yeni platform kuruluyor. Tumblr hesaplarındaki dataları taradık, sosyal medyada çok konuşulan, elden ele gezen fotoğrafları bulmaya çalıştık, dediğimiz gibi biraz başımız döndü ama bu çabaya değdi. ifşa olan resimlerini, sosyal medyaya yansıyanları bulduk. Yanlış anlaşılmasın biz ifşa etmedik, bulduk. İnternet, sosyal medya derken ifşa kültürü de aldı başını gitti. Kadına şiddet ile birlikte, feministler arasında da yaygınlaşan bir kültür. Hack fotoğrafları var ise ve üzerinde herhangi bir şikayet yok ise bunları da toparladık, bir dönem bu hack olayları epey yaygındı. Sanıyoruz zamanla kişisel fotoğraflarımıza sahip çıkmayı az da olsa öğrendik. ve tabii ki icloud resimlerini de derledik. Biliyorsunuz bir dönem moda haline gelmişti ama biz özel hayatın gizliliğine özen gösterdik. Bu konularda açıkları olan şirketler ne gibi çalışmalar yaptı onu bilmiyoruz ama. Seksi çalışmaları. Bazı kadınların doğalığında her hareketi seksi çağrıştırıyor tabii, onların seksi olmak için özel bir çaba harcamasına gerek yok. ve yaşamındaki çekilen ya da kendisinin selfie olarak çektiği naked resimleri araştırdık.Dünya denilen gezegende ne varsa biz burada toplamaya çalışıyoruz, tek rakibimiz henüz keşfedilmeyen gezegenler. bunlarla da yetinmedik ama daha bitmedi tabii ki hayatı, boyu, kilosu gibi fizik ölçüleri, sevgilisi, yaşı, neler yapmış, bugünlere nasıl gelmiş, bu kişi nasıl başarılı olmuş da burada kendine yer bulmuş onları yazdık, erkek arkadaşı kimmiş, kız arkadaşı kimmiş falan derken çok yorulduk ulan size bilgi vereceğiz diye, bazılarında da atladık. Yani kısacası biyografisine yer verdik. Nereli, yaşı kaç gibi bilgilere bizden ulaşabilirsiniz. Tüm galerilerde bu bilgiler yok belki ama çoğu galerimizde mevcut. Yaşam içerisinden makyajsız hali ve makyajlı halleri ile birbirinden estetik görüntüleri, birbirinden farklı saç modelleri ile çekilen fotoğraflar. Kadınlığa dair ne varsa görüntüsü bizde. haberleri. Sizlere binlerce haber sunduk, çok sayıda kişinin günlük olarak ne yaptığını araştırarak sizlere ulaştırdık. Kim nerede ne yapmış, ne yemiş ne içmiş, kiminleymiş. Bazen sıkıcı bir hal alıyor bu. Galerilerimizde porno yok ama isteyeni çok. Porno bağımlıları var ki 1 saat izlemeden duramıyor.Kadınlar birbirlerinin seks yapışını izleyerek de tahrik olabiliyor ama o kadınlar için de önemli bir ihtiyaç ya da sex tape bulunmamaktadır. Seks kasedi bulunan ünlüler, bunu satan ünlüler, başka işler yaparken bir anda porno oyuncusuna dönenler daha da neler neler. Aslında fotoğraflarımız film sahnelerini aratmıyor, gezince filmleri izlemiş kadar oluyorsunuz. Her karesi aksiyon dolu müthiş kesitler. Mesela videolarımızda kalça danslarına yer verdik ama yok ben illa galeri gezeceğim derseniz oturup kalça dansı, twerk izlemiş kadar olursunuz, beni kesmez diyorsanız o zaman sizi videolara alalım. Sonra sözlük yazarlarının yüklediği görselleri de aradık, ekşi sözlük ya da uludağ sözlükte hem yapılan yorumları inceledik hem de görsel taraması yaptık. Galerimiz bitince diğerlerini gezmeyi ihmal etmeyin. Diğer galerilerimizde çeşitli renkte ve uzunlukta elbise görselleri, vücudu saran tayt, bikini, iç çamaşırı resimleri ile mini elbise, transparan elbise, göğüs dekoltesi, mini etek, mini kot şort, gecelik resimleri, kot ve tanga görselleri, jartiyer, külot, sütyen, külotlu çorap, fetiş fotoğrafları bulabilirsiniz. Güzel kadınlar, en seksi kızlar, çeşitli pozisyonlarda verilen pozlar, ünlüler, porno oyuncuları, manken ve modeller, oyuncular, sosyal medya fenomenleri galerilerimizde.

tuba ünsal ayşe arman Dünyanın En Güzel Kokusu Rıza Kocaoğlu gümüşsuyu makyaj hamile Uğur Yağcıoğlu