IŞİD sanığı: İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı

Hakim karar müzakere için saat 17.00’ye kadar duruşmaya ara verdi.

IŞİD sanığı: İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı

10 Ekim davasında sanık savunmaları bitti. Evrensel'den Birkan Bulut'un haberine göre, Davada Kamu görevlileri yargılanmıyor, sanıklar hakkında eksik bilgiler var, dosyaya hâlâ yeni deliller geliyor ama avukatların ve mağdur ailelerinin tüm itirazlarına rağmen karar vereceğini açıkladı.

10 Ekim Ankara Katliamı 10. drup duruşmaları sanık savunmalarının bitmemesi nedeniyle bir gün uzadı. Davanın son gününde konuşan Müşteki Avukatı Eylem Sarıoğlu bir gün önce Esin Altıntuğ’un Yakup Karaoğlu hakkındaki itiraflarının dikkate alınmasını istedi. Karaoğlu’nun IŞİD’in sadece üyesi değil, yöneticisi olduğuna işaret eden Sarıoğlu, Yakup Karaoğlu ile birlikte Nihat Ürkmez ve Mehmedin Baraç’ın örgüt yöneticiliği nedeniyle ek savunma yapmalarını istedi. Mahkeme bu talebi reddetti.

IŞİD SANIKLARI SAVUNMA YAPTI

Davanın 54. celsesinde devam eden savunmalarda ilk olarak konuşan Hakan Şahin, Yakup Yıldırım’ın telefonunu şarjı olmadığı için kullandığını savundu. Katliamdan önce keşif için Ankara’ya gelmesi konusunda ise hastane için geldiğini iddia etti. Ağustos ayında aldığı aracı bilerek katliamda kullanılması için vermediğini öne süren Şahin, emniyet ve TEM şube müdürünün bu aracın idari işler için kullandığını kaydettiklerini söyledi. Yakup Şahin ise ek süre istediğini ama reddedildiğini belirterek, hangi avukata başvuruda bulunsa “vicdanen, baskıyla, korkuyla” kabul etmediklerini söyledi. Bir avukattan yararlanarak savunma yapmak istediğini ifade eden Şahin, yeniden ek süre istedi.

AMONYUM NİTRATA ‘AİLEYİ GEÇİNDİRMEK İÇİN’ DEDİ, 'FETÖ' SAVUNMASI YAPTI

Abdülhamit Boz, Abdülmuttalip Demir ve Hüseyin Tunç’un Avukatı olan Orhan Şahin, Yakup Şahin’in de vekilliğini almak istediğini söyledi. Hüseyin Tunç’ un amonyum nitratı eylem için değil, ailesini geçindirmek için taşıdığını öne süren Şahin, bilirkişi raporuyla amonyum nitrat kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesini talep etti. Hüseyin Tunç’ un 10 Ekim mitingi başvurusundan önce gübre taşıdığını söyleyen Şahin, IŞİD’in Antep’te bir düğünde gerçekleştirdiği katliama ilişkin de iddialarda bulundu. Katliamın Yunus Durmaz’ın ölümünden sonra olduğunu belirten Şahin, bu yüzden Yunus Durmaz’ın Kürtlerin yaşadığı bir mahalledeki düğüne saldırı yapmak istemesine ilişkin hard diskten çıkan notları da ‘FETÖ’cülerin sonradan eklemiş olabileceğini öne sürdü. Şahin katliama ilişkin delillerin ‘FETÖ’ tarafından üretildiği iddiasını, “Bombacıların geldiği araçların görüntülerindeki saatlerle de oynanmış” sözleriyle sürdürdü.

IŞİD SANIĞI DENİZ GEZMİŞ'İN İDAMINI ÖRNEK GÖSTERDİ

Yunus Durmaz’ın Hakan Şahin’e okul gideri için para göndermesinin söz konusu olamayacağını söyleyen Şahin, bu savını IŞİD’liler için okula gitmenin ‘ebedi cehennemlik’ olduğuna dayandırdı. Ardından Şahin’in “Bu ülkede daha önce de hatalar yapıldı. Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, Atıf Hoca efendi asıldı. Recep Tayyip Erdoğan şiir okuduğu için hapse atıldı” sözleri üzerine aileler  (Deniz ve Mahirleri kastederek) “Onların adını ağzına alma” diye tepki göstererek yuhaladılar.

KARAOĞLU’NUN YÖNETİCİ OLDUĞU İTİRAF EDİLDİ

Müşteki avukatlarından Eylem Sarıoğlu, Yakup Karaoğlu’nun savunması sırasında Esin Altıntuğ’un söylediklerinin mütalaaya dair beyanlarını doğruladığını söyledi. Karaoğlu’nun sınırdan insan getirme, evinde ağırlama, toplantılar yapma ve bu konularda başkalarına da talimat verdiğini belirten Sarıoğlu, Karaoğlu’nun sadece örgüt üyesi değil, yöneticisi olarak da yargılanması gerektiğini vurguladı. Karaoğlu’nun Halil İbrahim Durgun’un kaçmasını sağladığı için suça iştirakten de yargılanması gerektiğini dile getiren Sarıoğlu, Nihat Ürkmez, Yakup Karaoğlu ve Mehmedin Baraç’ın örgüt yöneticiliği nedeniyle ek savunma yapmalarını istedi. Hakim sanıkların savunmaları için ek süre taleplerini reddetti.

SON SÖZÜ ‘ALLAH’I VEKİL EDERİM’ OLDU

Ardından sanıklara karar öncesi son sözleri soruldu. Çoğu sanık daha önceki ifadelerini tekrar ettiklerini beyan etmekle yetinirken, bazı sanıklar son sözlerini söylediler. Burak Ormanoğlu, hakime “Vicdani olarak değil, somut delillere göre hareket edilmesini istiyorum” derken, Nihat Ürkmez Elazığ’ın küçük bir yer olduğunu ve bu yüzden örgüt yöneticisi olsa etrafında bilineceğini savundu. Polis baskınında kendisini patlatan IŞİD Emiri Yunus Durmaz’ın kardeşi Hacı Ali Durmaz da daha önceki beyanını tekrarladığını belirterek “Hasbinallah ve nimel vekil” (Allah’ım işlerimde seni vekil ettim) dedi.

'ANLATACAĞIM YOK' DEDİ AMA PİŞMANLIKTAN YARARLANMAK İSTEDİ

Suphi Alpfidan ise Yunus Durmaz’ın Kürt düşmanı olduğunu, onunla iş yapamayacağını belirterek mağdur olduğunu savundu. Pişmanlık yasasından faydalanmak istediğini açıklayan Alpfidan, ancak  kimin örgütte ne yaptığını bilmediğini iddia etti. Mehmedin Baraç, Bingöl il sorumlusu olmasına ilişkin beyana dair, gizli tanıkların dikkate alındığını söyledi. Başkasına ait IŞİD bayrağı  ve mektup nedeniyle kendisine ceza istendiğini öne süren Baraç, müşteki avukatların adalete istediğine inanmadığını savundu.

SANIKTAN HAKİME: ARKANIZI DÖNDÜĞÜNÜZ İÇİN UNUTMUŞSUNUZ

Yakup Karaoğlu’nun, “Birçok 28 aydır burada tutukluyum, insan hayatı bu kadar ucuz olmamalı. Burada ayetler okundu, arkanızda ‘Adalet mülkün temelidir’ yazıyor. Arkanızı döndüğünüz için belki unutmuşsunuzdur” sözleri ise salondakileri güldürdü. Metin Akaltın da sadece binaya giriş görüntüsü olduğu için suçlandığını iddia ederken, Esin Altıntuğ başına gelenleri bugüne kadar açık bir şekilde anlattığını savundu. 13 Kasım gecesi eşinin yanına gittiği için pişman olduğunu belirten Altıntuğ, eşinin yaptıklarını bilmediğini öne sürdü. Sanıkların son sözlerinin bitmesi üzerine hakim karar müzakere için saat 17.00’ye kadar duruşmaya ara verdi. Aranın ardından mahkeme kararını açıklayacak.

10 ekim ankara katliamı ışid