Homofobiyi tedavi etmek mümkün mü?

Bilim, bir kişinin cinsel yönelimini değiştirme fikrini terk edeli çok oldu.

Homofobiyi tedavi etmek mümkün mü?

Çoğu biliminsanı hastalık olmayan bir şeyi "tedavi edemeyeceğinizi" söylüyor. Eşcinsellik 1973'de ABD'de bir ruh hastalığı olarak sınıflandırılmaktan çıkartılmış, 1990'da da Dünya Sağlık Örgütü aynı kararı almıştı.

Ancak homofobi, nedenlerini anlamaya çalışan araştırmacıların giderek daha çok ilgisini çekiyor.

'İrrasyonel korku'

1960'lı yıllarda "homofobi" deyimini ilk bulan ABD'li psikolog George Weinberg homofobiyi "eşcinsellerle yakın mesafede olma korkusu" diye tanımlamıştı. Yunanca "phobia" kelimesi bir şeyden duyulan irrasyonel korku anlamına geliyor.

Weinberg 1972'de yazdığı Toplum ve Sağlıklı Eşcinsel kitabında "Eşcinselliğe karşı önyargılarını aşmadan asla bir hastanın sağlıklı olduğunu düşünmem" demişti.

Rome Tor Vergata Üniversitesi'nden Endokronoloji ve Medikal Seksoloji profesörü Emmanuele Janini homofobinin "buzdağının görünen kısmı" olduğunu savunuyor.

Jannini homofobinin belirli kişilik özellikleriyle bağlantılı olduğunu ve şiddetle birleşince bir psikiyatrik hastalık olarak görülebileceğini vurguluyor.

Jannini Cinsel Sağlık Güncesi adlı bilimsel yayında 2015'te yer alan bir çalışmasıyla tartışma yaratmıştı. Jannini homofobiyi, (potansiyel olarak öfke ve düşmanlıkla görülen) psikotisizm, olgunlaşmamış savunma mekanizmalarıyla (duygularını yansıtmaya yatkın) ve (bilinçaltında güvensizliğe neden olan) korku duyulan anne-babaya bağlılıkla ilişkilendiriyordu.

Araştırma muhafazakâr karşıtları tarafından "LBGT yanlısı çöp" diye tanımlanmıştı. Ancak BBC'ye konuşan Jannini araştırmasının arkasında durdu ve homofobik kişiliğin "zayıf" olduğunu söyledi.

Jannini "Bilimsel bir tanımlama değil ama benim daha iyi anlaşılmak için kullandığım bir terim" diyor.

Homofobi ölçeği

Jannini araştırmasında, 551 İtalyan üniversite öğrencisindeki homofobi düzeyini belirlemek için bir homofobi ölçeği uyguladı ve bu sonuçları öğrencilerin diğer psikolojik özellikleriyle karşılaştırdı.

Araştırmada, daha yüksek derecede homofobik davranışları olanların, psikotisizm ve olgunlaşmamış savunma mekanizması alanlarında da yüksek puanlar aldığını ve güvenli anne-babaya güvenli bir bağın, düşük düzeydeki homofobinin göstergesi olduğu tespit edildi.

Jannini bunların terapiyle tedavi edilebilecek psikolojik rahatsızlıklar olduğunu söylüyor ve şöyle devam ediyor;

"Eşcinsel davranışlardan hoşlanmıyor olabilirsiniz. Ama sürekli 'Ben eşcinsel değilim, eşcinsellerden nefret ediyorum, eşcinsellerin evime gelmesini istemiyorum, Okulda eşcinsel öğretmenler istemiyorum' demenize gerek yok. Eşcinselliğin yüzyıllar boyunca bir hastalık olarak ele alınmasının ardından, ilk kez asıl tedavi edilmesi gereken hastalığın aslında homofobi olduğunu gösterdik."

Kültürlerin gücü

Ancak bireyler çevreleri tarafından da şekillendiriliyor ve Jannini'nin ekibinin daha sonra yaptığı bir araştırma, hiper-erkeksiliğin, kadın düşmanlığınının kültürlere ne kadar çok nüfuz ettiğini ve ahlakçı davranışların homofobiyle nasıl bağlantılı olduğunu gösterdi.

Geçen yıl yapılan araştırmada, üç farklı dini yapıdaki ülkede, İtalya (çoğu Katolik Hristiyan), Arnavutluk (çoğu Müslüman) ve Ukrayna (çoğu Ortodoks Hristiyan) ülkedeki 1048 ögrenciden alınan sonuçları karşılaştırdı.

Jannini "Çok enteresan olan dinin kendisinin homofobiyle ilişkili olmamasıydı. Homofobi düzeylerini etkileyen, üç dindeki köktenci dini inançlardı" diyor.

Dogmanın gücü

Ilımlı dini görüşleri olanlar size dinin homofobiyi teşvik etmediğini söylüyor

Rus Ortodoks Kilisesi'nin resmi Sözcüsü Vahtang Kipşidze BBC'ye yaptığı açıklamada "Günahtan nefret ediyoruz, günahı işleyenden değil" diyor. Kipşidze Kilise'nin eşcinselliğe bakışını değiştiremeyeceğini, çünkü bu doğmanın Kilise'den değil, Tanrı'dan geldiğini söylüyor.

Sözcü "Eşcinsel ilişkiler yaşayan insanları günahlarının kurbanları olarak değerlendiriyoruz ve kurban olarak ruhani tedaviyi hak ediyorlar" diye konuşuyor.

Ancak çok daha sert görüşlere sahip olanlar da var.

2012 yılında silahlı adamların Moskova'da eşcinsellerin gittiği bir gece kulübünü basıp, tahrip ettiğinde Rus rahip Sergey Ribko "Kutsal metinler bize geleneksel yönelimi olmayan herkesin taşlanması gerektiğini emrediyor. Memleketimizden bunları temizlemeye çalışan herkese tamamen katılıyorum" demişti.

Ancak Kipşidze "İncil'de herhangi bir günah işleyenlerin taşlanmasını destekleyen herhangi bir şey yok" diyor.

Kipşidze "Zinanın kriminalize edilmediği gibi, Kilise eşcinsel ilişkilerin kriminalleştirilmesini desteklemiyor" diye konuşuyor.

Ancak Sözcü, bazı insanların kutsal metinleri yanlış anladığını ve şiddet için bahane olarak kullandığını da kabul ediyor.

Kullanılan dilin gücü

Katolik Kilisesi'ndeki LBGT'lerin haklarını savunan İrlandalı Tiernan Brady "Bazı kilise yetkililerinin kullandığı dilin LBGT'lere karşı korku ve öfkeye neden olduğuna şüphe yok" diyor.

Brady, Papa Francis'in geçen ay Dublin'e yaptığı ziyaret sırasında kurulan Equal Future (Eşit Gelecek) kuruluşun direktörü.

Brady "Tüm homofobi öğrenilmiştir. Homofobik olarak doğmuyoruz, homofobiyi bir yerlerden öğreniyoruz" diyor.

Tiernan Brady LBGT'ye karşı tavrun, Güney ve Orta Amerika, Güney Asya, Doğu Avrupa, Hindistan ve Çin'de değiştiğini söylüyor ancak yüzyıllardır kullanılan düşmanca söylemin akşamdan sabaha değişmeyeceğini vurguluyor ve şöyle devam ediyor;

"Ancak Kilise insanların yaşamlarının sadece bir parçası. Homofobiyi öğrendiğimiz başka yerler de var: spor, siyaset, toplum. Muhafazakâr ülkelerin kültürleri dinin en sıkı yönlerini güçlendirebilir. Homofobinin en çok görüldüğü ülkeler LBGT bireylerin daha görünmez olduğu yerler, çünkü korku ve güvensizliği yaratmak daha kolay."

Klişelerin gücü

Patrick R. Grzanka Tenesse Üniversitesi'nde psikoloji Yardımcı Doçenti ve Danışmanlık Psikolojisi dergisinin editödlerinden.

Grzanka'nın araştırması homofobide klişelerin de rol oynadığını gösteriyor.

2016'da yapılan çalışmada 645 ABD'li üniversite öğrencisindeki homofobinin düzeylerine puanlar verildi.

Puanlama dört inanca göre yapıldı;

  1. Bir cinsel azınlığa ait insanlar o şekilde dünyaya gelir.
  2. Tüm cinsel grupların üyeleri birbirine benzer
  3. Bir birey sadece bir cinsel gruba ait olabilir
  4. Bir gruptan biriyle tanışırsanız, tümünü tanımış olursunuz.

Araştırmacılar, çok da şaşırtıcı olmayan bir şekilde ABD'li üniversite öğrencileri arasındaki kabul oranının daha fazla olduğunu gördüler. Öğrencilerin çoğu cinsel azınlıkların o şekilde dünyaya geldiğine inanıyordu. Bu durum, hem heteroseksüel hem de eşcinsel öğrenciler için geçerliydi.

Cinsel azınlıklara karşı en olumsuz görüşlere sahip öğrencile ise, çoğunlukla diğer üç inancı tercih ettiler.

Görünürlüğün gücü

Granzka'ya insanların kafalarındaki "örtülü tarafgirlik" belirli önyargıları kabul etmelerine neden oluyor.

Homofobiyi azaltmanın yolunun "diğerleri" olarak gördükleri bireyler konusunda insanları eğitmek olduğunu söylüyor;

"Eğitim ve kamuyu bilgilendirme kampanyaları yapmalıyız ve tüm eşcinseller birbirine benzer ve cinsel yönelim akışkan değildir gibi inançların etrafında, homofobiyle mücadele politikaları geliştirmeliyiz."

"Cinsel azınlıklardan korkuya yol açan doğuştan gelen hiçbir şey yok. İnsanlık tarihinde eşcinselliğin kabul edildiği, yasal olduğu hatta saygı gösterildi dönemler oldu."

Daha fazla görünürlüğün insanların algılarını şekillendirebileceğine ve LBGT haklarında kazanımlar getirebileceğini gösteren kanıtlar var.

Gallup'a göre 1999'da Amerikan üçte ikisi eşcinsel evliliklere karşı çıkıyor ve sadece üçte biri yasal olması gerektiğini düşünüyordu.

20 yıldan kısa bir süre sonra LBGT yetişkinlerin yüzde 10'undan fazlası evli ve görünürlükleri bazı insanların görüşlerini değiştirmesine yardımcı oldu ve homofobik davranışların aşılmasına katkıda bulundu.

Homofobiyi "tedavi etmenin" mümkün olup olmadığını henüz bilmiyoruz. Ancak araştırmacılar homofobiyi anlamaya daha da yaklaştığımıza inanıyor.

BBC

Çoğu biliminsanı hastalık olmayan bir şeyi "tedavi edemeyeceğinizi" söylüyor. Eşcinsellik 1973'de ABD'de bir ruh hastalığı olarak sınıflandırılmaktan çıkartılmış, 1990'da da Dünya Sağlık Örgütü aynı kararı almıştı.

Ancak homofobi, nedenlerini anlamaya çalışan araştırmacıların giderek daha çok ilgisini çekiyor.

'İrrasyonel korku'

1960'lı yıllarda "homofobi" deyimini ilk bulan ABD'li psikolog George Weinberg homofobiyi "eşcinsellerle yakın mesafede olma korkusu" diye tanımlamıştı. Yunanca "phobia" kelimesi bir şeyden duyulan irrasyonel korku anlamına geliyor.

Weinberg 1972'de yazdığı Toplum ve Sağlıklı Eşcinsel kitabında "Eşcinselliğe karşı önyargılarını aşmadan asla bir hastanın sağlıklı olduğunu düşünmem" demişti.

Rome Tor Vergata Üniversitesi'nden Endokronoloji ve Medikal Seksoloji profesörü Emmanuele Janini homofobinin "buzdağının görünen kısmı" olduğunu savunuyor.

Jannini homofobinin belirli kişilik özellikleriyle bağlantılı olduğunu ve şiddetle birleşince bir psikiyatrik hastalık olarak görülebileceğini vurguluyor.

Jannini Cinsel Sağlık Güncesi adlı bilimsel yayında 2015'te yer alan bir çalışmasıyla tartışma yaratmıştı. Jannini homofobiyi, (potansiyel olarak öfke ve düşmanlıkla görülen) psikotisizm, olgunlaşmamış savunma mekanizmalarıyla (duygularını yansıtmaya yatkın) ve (bilinçaltında güvensizliğe neden olan) korku duyulan anne-babaya bağlılıkla ilişkilendiriyordu.

Araştırma muhafazakâr karşıtları tarafından "LBGT yanlısı çöp" diye tanımlanmıştı. Ancak BBC'ye konuşan Jannini araştırmasının arkasında durdu ve homofobik kişiliğin "zayıf" olduğunu söyledi.

Jannini "Bilimsel bir tanımlama değil ama benim daha iyi anlaşılmak için kullandığım bir terim" diyor.

Homofobi ölçeği

Jannini araştırmasında, 551 İtalyan üniversite öğrencisindeki homofobi düzeyini belirlemek için bir homofobi ölçeği uyguladı ve bu sonuçları öğrencilerin diğer psikolojik özellikleriyle karşılaştırdı.

Araştırmada, daha yüksek derecede homofobik davranışları olanların, psikotisizm ve olgunlaşmamış savunma mekanizması alanlarında da yüksek puanlar aldığını ve güvenli anne-babaya güvenli bir bağın, düşük düzeydeki homofobinin göstergesi olduğu tespit edildi.

Jannini bunların terapiyle tedavi edilebilecek psikolojik rahatsızlıklar olduğunu söylüyor ve şöyle devam ediyor;

"Eşcinsel davranışlardan hoşlanmıyor olabilirsiniz. Ama sürekli 'Ben eşcinsel değilim, eşcinsellerden nefret ediyorum, eşcinsellerin evime gelmesini istemiyorum, Okulda eşcinsel öğretmenler istemiyorum' demenize gerek yok. Eşcinselliğin yüzyıllar boyunca bir hastalık olarak ele alınmasının ardından, ilk kez asıl tedavi edilmesi gereken hastalığın aslında homofobi olduğunu gösterdik."

Kültürlerin gücü

Ancak bireyler çevreleri tarafından da şekillendiriliyor ve Jannini'nin ekibinin daha sonra yaptığı bir araştırma, hiper-erkeksiliğin, kadın düşmanlığınının kültürlere ne kadar çok nüfuz ettiğini ve ahlakçı davranışların homofobiyle nasıl bağlantılı olduğunu gösterdi.

Geçen yıl yapılan araştırmada, üç farklı dini yapıdaki ülkede, İtalya (çoğu Katolik Hristiyan), Arnavutluk (çoğu Müslüman) ve Ukrayna (çoğu Ortodoks Hristiyan) ülkedeki 1048 ögrenciden alınan sonuçları karşılaştırdı.

Jannini "Çok enteresan olan dinin kendisinin homofobiyle ilişkili olmamasıydı. Homofobi düzeylerini etkileyen, üç dindeki köktenci dini inançlardı" diyor.

Dogmanın gücü

Ilımlı dini görüşleri olanlar size dinin homofobiyi teşvik etmediğini söylüyor

Rus Ortodoks Kilisesi'nin resmi Sözcüsü Vahtang Kipşidze BBC'ye yaptığı açıklamada "Günahtan nefret ediyoruz, günahı işleyenden değil" diyor. Kipşidze Kilise'nin eşcinselliğe bakışını değiştiremeyeceğini, çünkü bu doğmanın Kilise'den değil, Tanrı'dan geldiğini söylüyor.

Sözcü "Eşcinsel ilişkiler yaşayan insanları günahlarının kurbanları olarak değerlendiriyoruz ve kurban olarak ruhani tedaviyi hak ediyorlar" diye konuşuyor.

Ancak çok daha sert görüşlere sahip olanlar da var.

2012 yılında silahlı adamların Moskova'da eşcinsellerin gittiği bir gece kulübünü basıp, tahrip ettiğinde Rus rahip Sergey Ribko "Kutsal metinler bize geleneksel yönelimi olmayan herkesin taşlanması gerektiğini emrediyor. Memleketimizden bunları temizlemeye çalışan herkese tamamen katılıyorum" demişti.

Ancak Kipşidze "İncil'de herhangi bir günah işleyenlerin taşlanmasını destekleyen herhangi bir şey yok" diyor.

Kipşidze "Zinanın kriminalize edilmediği gibi, Kilise eşcinsel ilişkilerin kriminalleştirilmesini desteklemiyor" diye konuşuyor.

Ancak Sözcü, bazı insanların kutsal metinleri yanlış anladığını ve şiddet için bahane olarak kullandığını da kabul ediyor.

Kullanılan dilin gücü

Katolik Kilisesi'ndeki LBGT'lerin haklarını savunan İrlandalı Tiernan Brady "Bazı kilise yetkililerinin kullandığı dilin LBGT'lere karşı korku ve öfkeye neden olduğuna şüphe yok" diyor.

Brady, Papa Francis'in geçen ay Dublin'e yaptığı ziyaret sırasında kurulan Equal Future (Eşit Gelecek) kuruluşun direktörü.

Brady "Tüm homofobi öğrenilmiştir. Homofobik olarak doğmuyoruz, homofobiyi bir yerlerden öğreniyoruz" diyor.

Tiernan Brady LBGT'ye karşı tavrun, Güney ve Orta Amerika, Güney Asya, Doğu Avrupa, Hindistan ve Çin'de değiştiğini söylüyor ancak yüzyıllardır kullanılan düşmanca söylemin akşamdan sabaha değişmeyeceğini vurguluyor ve şöyle devam ediyor;

"Ancak Kilise insanların yaşamlarının sadece bir parçası. Homofobiyi öğrendiğimiz başka yerler de var: spor, siyaset, toplum. Muhafazakâr ülkelerin kültürleri dinin en sıkı yönlerini güçlendirebilir. Homofobinin en çok görüldüğü ülkeler LBGT bireylerin daha görünmez olduğu yerler, çünkü korku ve güvensizliği yaratmak daha kolay."

Klişelerin gücü

Patrick R. Grzanka Tenesse Üniversitesi'nde psikoloji Yardımcı Doçenti ve Danışmanlık Psikolojisi dergisinin editödlerinden.

Grzanka'nın araştırması homofobide klişelerin de rol oynadığını gösteriyor.

2016'da yapılan çalışmada 645 ABD'li üniversite öğrencisindeki homofobinin düzeylerine puanlar verildi.

Puanlama dört inanca göre yapıldı;

  1. Bir cinsel azınlığa ait insanlar o şekilde dünyaya gelir.
  2. Tüm cinsel grupların üyeleri birbirine benzer
  3. Bir birey sadece bir cinsel gruba ait olabilir
  4. Bir gruptan biriyle tanışırsanız, tümünü tanımış olursunuz.

Araştırmacılar, çok da şaşırtıcı olmayan bir şekilde ABD'li üniversite öğrencileri arasındaki kabul oranının daha fazla olduğunu gördüler. Öğrencilerin çoğu cinsel azınlıkların o şekilde dünyaya geldiğine inanıyordu. Bu durum, hem heteroseksüel hem de eşcinsel öğrenciler için geçerliydi.

Cinsel azınlıklara karşı en olumsuz görüşlere sahip öğrencile ise, çoğunlukla diğer üç inancı tercih ettiler.

Görünürlüğün gücü

Granzka'ya insanların kafalarındaki "örtülü tarafgirlik" belirli önyargıları kabul etmelerine neden oluyor.

Homofobiyi azaltmanın yolunun "diğerleri" olarak gördükleri bireyler konusunda insanları eğitmek olduğunu söylüyor;

"Eğitim ve kamuyu bilgilendirme kampanyaları yapmalıyız ve tüm eşcinseller birbirine benzer ve cinsel yönelim akışkan değildir gibi inançların etrafında, homofobiyle mücadele politikaları geliştirmeliyiz."

"Cinsel azınlıklardan korkuya yol açan doğuştan gelen hiçbir şey yok. İnsanlık tarihinde eşcinselliğin kabul edildiği, yasal olduğu hatta saygı gösterildi dönemler oldu."

Daha fazla görünürlüğün insanların algılarını şekillendirebileceğine ve LBGT haklarında kazanımlar getirebileceğini gösteren kanıtlar var.

Gallup'a göre 1999'da Amerikan üçte ikisi eşcinsel evliliklere karşı çıkıyor ve sadece üçte biri yasal olması gerektiğini düşünüyordu.

20 yıldan kısa bir süre sonra LBGT yetişkinlerin yüzde 10'undan fazlası evli ve görünürlükleri bazı insanların görüşlerini değiştirmesine yardımcı oldu ve homofobik davranışların aşılmasına katkıda bulundu.

Homofobiyi "tedavi etmenin" mümkün olup olmadığını henüz bilmiyoruz. Ancak araştırmacılar homofobiyi anlamaya daha da yaklaştığımıza inanıyor.

BBC

Vehaber 2013 yılından beri aktif olarak son dakika güncel haberler ile medya dünyasında bilinen bir marka haline gelmiştir. Türkiye'den ve dünyadan gelişmeler. Haber ajanslarına ve sosyal medyaya düşen önemli olaylar. Haberler video ve fotoğraf ile desteklenmektedir. Devlet liderlerinin yaptığı açıklamalar ile gündelik hayat içerisinde yaşanan gelişmeler, ünlülerin yaşamları, magazin dünyasında yaşanan gelişmeler, spor dünyasından, sporcuların hayatında yaşanan olayları anlık olarak aktarmaktadır. Son dakika Homofobiyi tedavi etmek mümkün mü? haberi, manken ve modellerin foto galerileri, futbol, spor, porno haberleri ve daha fazlası. Haberleri okuyunca video ve foto galerilerimizi de gezmeyi ihmal etmeyin. Galerimizde neler var, sizler için neler bulduk? Ünlülerin hayatından seçtiğimiz nude fotoğraflar, muhteşem fiziğiyle karşınızda. Kadın bedeni en estetik vücut hatları ile karşınızda. Denizde, havuzda, sokakta, partide, evde ünlülerin tüm anları. Sizler için en özel en güzel görsellerle galerimizi erotik resimlerle de harmanladık, eskiden erotik film izlemek için sinemaya gittiğimiz ortamlardan bir tık uzağımıza taşındığı zamanlara. Buram buram erotizm kokan fotoğraflarını seçtik ve frikik fotoğraflarından medyaya yansıyanları sizler için bulduk. Bir anlık dikkatsizlik sonucu oluşan frikikler burada, magazincilerin yakaladığı kaza görselleri. Gerçi bazılarının ne kadar kaza olduğu da tartışılır planlanmış gibi. göğüs ile ilgili derlemeleri toparladık. Bunlar elbiseli ya da göğüs dekolteli olabilirler, meme görselleri galerimizde. Kadınlarda doğurganlığı simgeleyen göğüslerin erkeklerde üreme içgüdüsünü körüklediği için çekici geldiğini biliyor muydunuz? Bacak fotoğrafları ile ilgili sosyal medyadan ve arşivimizden sizlere ulaştırdık. Uzun bacaklı, sütun gibi bacaklara sahip kadınlar. Evet kılıydı tüyüydü, pürüsüzlüğüydü, kadınlar için güzel bacaklı olmanın da bir bedeli var. Toplum standartlarına uygun bir şekilde çıplak resimleri ile hayatından kesitler aramaya bulmaya çalıştık. Fotoğrafların hiçbiri tam çıplaklık içermemektedir. İnsan dünyaya çıplak gelip çıplak giderken tartışılmaya devam eden bir konu. Facebook bu konuda son dönemler epey tutucu. Kalça ya da başka bir deyişle poposuyla ilgili seçtiklerimize yer verdik. Kadınlar vücutlarının en estetik bu bölgelerini göremezken bizler gösterdik. Son dönemler estetik ile büyütülmesi popüler olan kalçaları erkekler pek seviyor. Hot ya da biz ateşli diyelim siz anlayın. Kışkırtıcı, baştan çıkarıcı görselleri derledik. Bebek gibi manken ve modeller burada. Sıcak sözcüğünün seksi çağrıştarması bir hayli ilginç tabii ama yerleşmiş sözlüğe. Artık seksilik arayan hot diye arıyor. Ve tabii ki ass ile ilgili fotoğrafları da derleyerek galerimize ekledik. İngilizcede kadınların en estetik olan bölgesinin söylenme şekli bu. Şu Youtube'da popüler hale gelen Prank videolarında olay bildiğiniz gibi öpüşmeyi de aşıp popo okşamaya kadar gelmişti. Biz o kadar abartmadık olayı. Instagram resimleri ile diğer sosyal medya hesapları Facebook, Youtube, Pinterest, Twitter, reddit hesaplarında biraz gezindik ve sizler için taramalar yaptık.Sosyal medya biliyorsunuz koca bir derya ve VK hesaplarındaki bilgi ve görselleri sizler için es geçmedik. Yahu sosyal medya platformu demişken bunların sayısı her geçen gün artıyor ve takip dahi etmesi iyice zorlaştı, saniye başı yeni platform kuruluyor. Tumblr hesaplarındaki dataları taradık, sosyal medyada çok konuşulan, elden ele gezen fotoğrafları bulmaya çalıştık, dediğimiz gibi biraz başımız döndü ama bu çabaya değdi. ifşa olan resimlerini, sosyal medyaya yansıyanları bulduk. Yanlış anlaşılmasın biz ifşa etmedik, bulduk. İnternet, sosyal medya derken ifşa kültürü de aldı başını gitti. Kadına şiddet ile birlikte, feministler arasında da yaygınlaşan bir kültür. Hack fotoğrafları var ise ve üzerinde herhangi bir şikayet yok ise bunları da toparladık, bir dönem bu hack olayları epey yaygındı. Sanıyoruz zamanla kişisel fotoğraflarımıza sahip çıkmayı az da olsa öğrendik. ve tabii ki icloud resimlerini de derledik. Biliyorsunuz bir dönem moda haline gelmişti ama biz özel hayatın gizliliğine özen gösterdik. Bu konularda açıkları olan şirketler ne gibi çalışmalar yaptı onu bilmiyoruz ama. Seksi çalışmaları. Bazı kadınların doğalığında her hareketi seksi çağrıştırıyor tabii, onların seksi olmak için özel bir çaba harcamasına gerek yok. ve yaşamındaki çekilen ya da kendisinin selfie olarak çektiği naked resimleri araştırdık.Dünya denilen gezegende ne varsa biz burada toplamaya çalışıyoruz, tek rakibimiz henüz keşfedilmeyen gezegenler. bunlarla da yetinmedik ama daha bitmedi tabii ki hayatı, boyu, kilosu gibi fizik ölçüleri, sevgilisi, yaşı, neler yapmış, bugünlere nasıl gelmiş, bu kişi nasıl başarılı olmuş da burada kendine yer bulmuş onları yazdık, erkek arkadaşı kimmiş, kız arkadaşı kimmiş falan derken çok yorulduk ulan size bilgi vereceğiz diye, bazılarında da atladık. Yani kısacası biyografisine yer verdik. Nereli, yaşı kaç gibi bilgilere bizden ulaşabilirsiniz. Tüm galerilerde bu bilgiler yok belki ama çoğu galerimizde mevcut. Yaşam içerisinden makyajsız hali ve makyajlı halleri ile birbirinden estetik görüntüleri, birbirinden farklı saç modelleri ile çekilen fotoğraflar. Kadınlığa dair ne varsa görüntüsü bizde. haberleri. Sizlere binlerce haber sunduk, çok sayıda kişinin günlük olarak ne yaptığını araştırarak sizlere ulaştırdık. Kim nerede ne yapmış, ne yemiş ne içmiş, kiminleymiş. Bazen sıkıcı bir hal alıyor bu. Galerilerimizde porno yok ama isteyeni çok. Porno bağımlıları var ki 1 saat izlemeden duramıyor.Kadınlar birbirlerinin seks yapışını izleyerek de tahrik olabiliyor ama o kadınlar için de önemli bir ihtiyaç ya da sex tape bulunmamaktadır. Seks kasedi bulunan ünlüler, bunu satan ünlüler, başka işler yaparken bir anda porno oyuncusuna dönenler daha da neler neler. Aslında fotoğraflarımız film sahnelerini aratmıyor, gezince filmleri izlemiş kadar oluyorsunuz. Her karesi aksiyon dolu müthiş kesitler. Mesela videolarımızda kalça danslarına yer verdik ama yok ben illa galeri gezeceğim derseniz oturup kalça dansı, twerk izlemiş kadar olursunuz, beni kesmez diyorsanız o zaman sizi videolara alalım. Sonra sözlük yazarlarının yüklediği görselleri de aradık, ekşi sözlük ya da uludağ sözlükte hem yapılan yorumları inceledik hem de görsel taraması yaptık. Galerimiz bitince diğerlerini gezmeyi ihmal etmeyin. Diğer galerilerimizde çeşitli renkte ve uzunlukta elbise görselleri, vücudu saran tayt, bikini, iç çamaşırı resimleri ile mini elbise, transparan elbise, göğüs dekoltesi, mini etek, mini kot şort, gecelik resimleri, kot ve tanga görselleri, jartiyer, külot, sütyen, külotlu çorap, fetiş fotoğrafları bulabilirsiniz. Güzel kadınlar, en seksi kızlar, çeşitli pozisyonlarda verilen pozlar, ünlüler, porno oyuncuları, manken ve modeller, oyuncular, sosyal medya fenomenleri galerilerimizde.

psikoloji bilim psikolog george weinberg homofobi eşcinsellik