Sezai Temelli: Yalan söyledikçe o yalanlarda boğulacaksınız

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli bazı medya kuruluşlarında yer alan “HDP İstanbul ve Ankara’yı yönetecek” şeklinde kendisine atfedilen sözlerle ilgili açıklamalarda bulundu.

Sezai Temelli: Yalan söyledikçe o yalanlarda boğulacaksınız

Sezai Temelli, "Ben ne sizin yalanınızı düzelteyim. Siz yalan söyledikçe, o yalanlarda boğulacaksınız. Bu halk sizi teşhir etmeye devam edecek. Ama diyeceksiniz ki bu medya nasıl yalan makinesi haline geldi? Gelir tabii. Ziraat Bankası’ndan aldığı krediyi bu haberlerle geri ödüyor. Biz de diyoruz ki, o krediyi o çiftçinin hakkı olan krediyi, son kuruşuna kadar ödeyeceksin. Ne kadar yalan haber yaparsan yap o borcu geri ödeyeceksin. Ziraat Bankası Başkanı da diyor ki; paramız vardı verdik. Ona vereceğine çiftçiye, köylüye verseydiniz de bu halk bu yoksulluğu çekmeseydi. Evet, tüm bunlarla baş edeceğiz. Hiç merak etmeyin, umudunuzu yitirmeyin. Hepsi bu yalanları ve utançları ile yaşamak zorunda kalacaklar. Ama adalet önünde hepsinden de hesabını soracağız” dedi.

Amerika'nın Sesi'nden Mahmut Bozaslan'ın haberine göre, Temelli, “Sanıyorlar ki bugün bu yargı böyle devam edecek. Biliyoruz mahkeme salonlarında adalet yok. Ama bu adalet mahkeme salonlarına mutlaka dönecek. Yargı bağımsızlığına, tarafsızlığına mutlaka kavuşacak. Bu ülke adalete kavuşacak. Hukuk devletini var edeceğiz. Hukukun üstünlüğünü tesis edeceğiz, kuvvetler ayrılığını var edeceğiz. İşte o gün tüm arkadaşlarımız özgürlüğüne kavuşacak, tüm suçlular da adaletin önünde hesap verecek” ifadelerini kullandı.

Buldan: AKP Yeni Zelanda’daki saldırıyı oy için kullanıyor

Bu arada HDP’nin seçim çalışmaları çerçevesinde Ağrı’da temaslarda bulunan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, AKP’nin Yeni Zelanda’da camiye yapılan saldırıyı oy için kullandığını savundu.

Buldan, “İki gündür Yeni Zelanda’da, iki camide yapılan katliamın görüntüsünü gösteriyorlar. Orada 50 insan çok acı bir şekilde hayatlarını kaybetti. Bunu oy almak için kendilerine çevirmek istiyorlar, kullanıyorlar. Ayıptır, günahtır, yazıktır” diye konuştu.

Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde düzenlenen mitingde partililere hitap eden Buldan, kayyumlarla ilgili hazırladıkları rapor hakkında toplatma kararı verilmesine de tepki gösterdi. Doğubayazıt’taki Kürt Filozof Ahmede Xani’nin büstünün kayyumlar tarafından kaldırıldığını hatırlatan Buldan, “Belediyeyi sizin iradeniz olmayan, sizin seçmediğiniz bir insana, kayyuma teslim ettiler. O kayyumlar her yerde aynı şeyi yaptılar. Burada da, Hakkari’de de, Şırnak’ta da gittikleri her yerde halkımızın değerlerine hakaret ettiler. Halkın değer verdiği insanların büstlerini, heykellerini yıktılar, isimlerini sildiler. Burada da aynı şeyi yaptılar; Ehmedê Xanî’nin büstünü, heykelini yıktılar, yerle bir ettiler. Buraya gelen kayyum, İsmail Beşikçi Caddesinin ismini kaldırdı. Kadın arkadaşlarımızın, yoldaşlarımızın gittiği kadın destek evini kaldırdı. Bu kayyımlar, bugün burada 31 Mart tarihinde Doğubayazıt halkımızın, yani sizlerin vereceği karar ve göstereceği irade ile Allah’ın izni ile Ankara’ya postalanacaklar. Bizim o kayyımlarla ilgili hazırladığımız rapora yasaklama kararı çıkardılar” dedi.

Avrupa Parlamentosu'nda Türkiye ile müzakerelerin askıya alınmasını öneren raporun kabul edilmesine de değinen Buldan, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmesi için demokratik açılım yapması gerektiğini söyledi. Buldan, sözlerini şöyle sürdürdü: ”Avrupa Birliği’ne girişin yollarının açılımdan geçtiğini bilmiyorlar. Ve bugün eğer Avrupa Birliği Türkiye’yi reddediyorsa, Avrupa Birliği’ne girişini engelliyorsa, demek ki siz doğru yolda değilsiniz, demek ki bir yerde yanlış yapıyorsunuz. Demek ki insanları tutuklamakla, insanları cezalandırmakla, insanların seçtiği temsilcileri, özellikle belediye eş başkanlarını görevden almakla, onların yerlerine kayyumlar atamakla, Selahattin Demirtaş’ı ve Figen Yüksekdağ’ı tutuklamakla, Mukaddes Kubilay’ı cezaevinde rehin tutmakla demokratik açılım yapılmıyor. Bu ülkeye gönülden sevdanız varsa, bu ülkenin geleceğini, yarınlarını, gençlerini, kadınlarını düşünüyorsanız ve bu ülkenin Avrupa Birliği’ne girmesini istiyorsanız o zaman gerçek anlamda demokratik açılımlar yapmaya ihtiyaç var. Demokratik açılımlar yapmanın yolları Kürt halkının değerlerini, taleplerini dinlemek ve yerine getirmekle sağlanır. Demokratik açılım, Selahattin Demirtaş’ı ve Figen Yüksekdağ’ı özgür bırakarak sağlanır. Demokratik açılımı bugün (açlık grevi) 130’uncu gününe giren Leyla Güven’i dinlemekle yaparsınız.”