Ekrem İmamoğlu'ndan Koç Holding'in uçak tahsisi iddialarına yanıt: Ayıptır, yazıktır, günahtır

CHP'nin İBB Başkan adayı Ekrem İmamoğlu, Ordu-Giresun Havalimanı'nda yaşanan VIP krizi ile Koç Holding'ten uçak tahsisi hakkında açıklama yaptı

Ekrem İmamoğlu'ndan Koç Holding'in uçak tahsisi iddialarına yanıt: Ayıptır, yazıktır, günahtır

31 Mart seçimlerinin ardından YSK'nın seçim tekrarı kararı ile mazbatası elinden alınan CHP adayı Ekrem İmamoğlu gündeme ilişkin basın açıklaması yaptı. İmamoğlu, sözlerine Binali Yıldırım ile yapacakları ortak yayınla başladı. "Benim kararım yeni değil. Benim karar vermemde ikinci birine ihtiyaç yok. Sayın Yıldırım'ın sürece eşlik etmesi beni mutlu etti" diyen İmamoğlu, Ordu Havalimanı'nda yaşanan 'VIP krizi'ne ilişkin olarak da "Sayın vali bize tuzak kurmuştur. Güzel ortamı gölgelemeye çalışmıştır" ifadesini kullandı.

Ekrem İmamoğlu, rakibi Binali Yıldırım ile ortak canlı yayına çıkmasının planlamasını Engin Altay ile Mahir Ünal'ın yaptığını belirterek, "Bu konunun 17 yıl sonra tartışmaya açılması mutlu etti" şeklinde konuştu.

Karadeniz ziyaretinde yaşananlara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan İmamoğlu, "Trabzon'da, Giresun'da, Ordu'da binlerce insana hizmet ettim. Sadece bayramlaşma dediğimiz bir buluşmada böylesi bir kalabalığın yaşanmadığı bir olayı yaşamak gurur verici bir şey, muazzam bir duygu. Ben bütün Karadenizli hemşehrilerime teşekkür ediyorum" dedi.

İmamoğlu, Koç Holding'in kendisine tahsis ettiği uçakla ilgili olarak ise, "Bir kiralama konusunda yapılan bir takım işlemlerle, biz kimseden uçak almış kimse değiliz. Türkiye'nin en öndeki kuruluşunu itham altında, iftira atmak çok ayıptır, yazıktır, günahtır" ifadelerini kullandı.

İmamoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Olay bir VIP meselesine dökülerek, daha önce yüz binlerce insanla miting yaptığımız anda aynı gün utanılacak bir saldırının yapılması gibi burada da aynı tavır yaratıldı.

"Ben Trabzon'a indiğim andan itibaren VIP kısmından karşılandık. Kalabalık bir insanla Trabzon'a giriş yaptık. Bizim Trabzon'a girişimizde bir kolaylaştırma oldu. Aynı düşünce Ordu için de düşünüldü."

"Sayın vali bize tuzak kurmuştur"

"VIP kapısının önünde ne olup bittiğinden haberdar değildim. Ben vatandaşlarımızla fotoğraf çekiniyoruz. Trabzon milletvekilimiz benim koluma girip içeri girdik. Bizim VIP'den geçmemize dönük bir engel oluşturulacaksa kapatırsın ışıkları kimseyi içeri almazsın. Ama siz kapıyı açık bırakıyorsunuz. Kapıdan içeri insanlar giriyor. Benim annem, babam çantalarını XR cihazından geçiriyorlar. Ben içeri giriyorum. Sayın vali bize tuzak kurmuştur. Güzel ortamı gölgelemeye çalışmıştır.

"Ben orada Seyit Torun'a rica ediyorum orada. Psikolojim ortada. Her şekliyle yaklaşımım ortada. Benim gerçek yüzüm ortada. Buradan pirim çıkartmak, başka ifadeler çıkartmak basitlik çabasıdır. Gerektiği ortamda gereken cevabı vereceğim ama ıskalanan başka şeyler var. Onlara özellikle değinmek istiyorum. Ben Sayın Bakan'a bazı uyarılarda bulunmak istiyorum."

"VIP meselesini konuşan, sözüm ona ahlak cümleleri kuran Bakan, apronu nasıl görmezler"

"Kiralanan uçakla ilgili, biz kimseden uçak tahsis almış değiliz. Ayıptır, günahtır. Firma açıklama yaptı. Bizim de her türlü belgemiz vardır. Devletin imkanları ile propaganda yapma, hepimizin vergileri ile propaganda yapma konusunda bir açıklaması olacak mı? VIP meselesini konuşan, sözüm ona ahlak cümleleri kuran Bakan, apronu nasıl görmezler.

"Kritik olan, bizim kiraladığımız özel uçakla ilgili yalan konuşulması değil. Benim 3 çocuğum ve eşimle ilgili yapmış olduğum tatilin, nereye gittiğime ilişkin takibe çalışan Sayın İçişleri Bakanı'nı kınıyorum. Benim özel alanımı hiçkimse deşifre etme hakkına sahip değildir. Uçak bizi Dalaman'a bırakmıştır. Bu sabaha karşı Sabiha Gökçen'e iniş yaptım. O fotoğrafları zaten göstermek istemiyorum. Birilerinin bizi tehdit edecek sözlerle ifadeler kullanmasını... Sayın Bakan açıklamalarıyla nereye varmak istemektedir? Sayın Bakan'ın bu süreçte yarattığı ve yaşattığı iftiralar ve yalanlar, terör örgütü ile yan yana anma isteği... Kim yalan ve iftira atıyorsa o insanın önce aynaya bakması lazım. İstanbullu hemşehrilerimiz 23 Haziran'da öyle bir cevap verecektir ki...

"Yaşadığımız bu 2-3 günlük boşluktan sonra, yarından itibaren İstanbul'un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, İstanbul gerçeklerini topluma anlatmaya devam edeceğim. Bu tarz konuşmalara ve ifadelere cevap vermeyeceğimi ifade etmek istiyorum. Bizim alanımız 16 milyon insan."

"Uğur Dündar'ın neyi ima ettiğini ben anlamadım”

İmamoğlu, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin Uğur Dündar'ın moderatörlük yapmayacağına yönelik açıklamasını hatırlatması üzerine İmamoğlu, "Uğur Dündar ile görüşmem olmadı. Sayın Dündar'ın isminin gündeme düştüğünü öğrendim. Sayın Dündar'ın bu işi en iyi yapabilecek gazeteci olduğunu ifade ettim. Dündar'ın neyi ima ettiğini ben anlamadım. Dündar'ın çekilmesiyle başka bir tespit noktasında görüşmeler devam ediyor. Muhtemelen bu iş yarın neticelenir" dedi.

Tehdit içerikli sosyal medya paylaşımı

İmamoğlu'na CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na yumruk atan şahsın elini öpen bir şahsın kendisine yönelik tehdit içeren sosyal medya paylaşımı da soruldu. İmamoğlu konuyla ilgili, "Atanmış Bakan'a "Esas konuları ıskalamayın" demiştim. Onun iftiraları görevini basitleştiriyor. Benim anlatmak istediğim tam da bu. O zaman birileri çıkıyor, böyle pervasızca oradan, buradan tehditler savururlar. Devlete görevini yapmıyor. Görevini layıkıyla yapan kişiler de vardır. Polisimiz yanımızda. Siyasi çalışmalarımıza devam ediyoruz" dedi.

Ben size bütün durumumu anlattım. Polislere sizin bu konuyla bir alakanız yok dedim. Tam 20 konuşma yaptım o gün. Sayın vali tuzaktan dolayı bizden özür dileyebilir. Ben polisten gittim helallik istedim.