Erkan Baş: Düzen partileri yoksulu ezip, zengini mümkün olduğunca zenginleştiren bir düzeni tercih ediyorlar

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Erkan Baş, her salı olduğu gibi Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Ana Bina'da basın toplantısı gerçekleştirdi.

Erkan Baş: Düzen partileri yoksulu ezip, zengini mümkün olduğunca zenginleştiren bir düzeni tercih ediyorlar

Erkan Baş bu haftaki toplantıda, ülkenin dört bir yanında süren işçi direnişlerine, SETA'nın yayınladığı gazetecileri fişleyen andıça ve Ali Babacan'ın kurucusu olduğu AKP'den istifa ederek kesinlik kazanan yeni parti tartışmalarına değindi. 

Baş'ın konuşmasından satır başları şu şekilde: 

İŞÇİ DİRENİŞLERİNE SELAM YOLLAYARAK BAŞLADI

Aydın Büyükşehir Belediyesi’nde, Cargill’de, Tüvtürk’te, Sibaş Gıda’da, Makro marketlerde, Kale Kayış’ta, Saica Pack’ta, Reysaş’ta emekçilerin direnişleri devam ediyor. Direnen emekçilerin hepsini ayrı ayrı sevgiyle selamlıyoruz.

SAİCAPACK DİRENİŞİ

Saicapack işçileri en meşru, en doğal haklarını istedikleri için, sendikalaştıkları için işten çıkarılmış durumda. Bu şirket İspanyol bir holding tarafından satın alınmış. Bu holding Türkiye söz konusu olduğunda mümkün olan en kötü şartları dayatma yoluna gidiyor.

Türkiye'de pek çok konu gündeme geliyor, çözüm yolları arıyor. Egemen siyaset hiçbir zaman meselenin merkezine işçileri koyan bir yaklaşım geliştirmiyor. TİP olarak her gündemde işçilerin mücadelesini gündemde tutmaya devam edeceğiz. Eğitim iktidarın keyfine, hedef ve ihtiyaçlarıyla paralellik gösteriyor.

ODTÜ'DEKİ AĞAÇ KATLİAMI

Bize göre ODTÜ çok önemli bir üniversite. Onurlu bir tarihi var ODTÜ'nün ancak dün bu tarihe kara bir sayfa eklenmesiyle karşı karşıya kaldı. ODTÜ dendiğinde akla kaçak, ruhsatsız inşaat ve yasadışılık gelmemeli. Sadece yazlık bir saray için 40 bin ağaç kesmiş, sadece bir havalimanı yapmak için 13 milyon ağaç kesmiş bir iktidardan söz ediyoruz.

Kayyum bir rektörün atandığı, kimsenin "benim" diyemediği, iktidar yalakası bir yönetim var. Buna rağmen ODTÜ'lü öğrenciler sorumluluklarının gereğini yaptı. Bunları yaparak ODTÜ'yü teslim alamazsınız. Bu ülkedeki her genç ücretsiz, sağlıklı barınma hakkına sahiptir. İktidar bunu sağlamalıdır. Bunun yolu, kaçak inşaatlar yapmak değildir.

GAZETECİLERİ FİŞLEYEN ANDIÇ

AKP'nin en önemli özelliklerinden biri yasaların yok edilmesiydi. Ne yapmaları gerekiyor? Kamuoyunu bu sahtekarlıklara hazırlamak gerekiyor. Yalan haberler üretilmesi gerekiyor. Hitler'in propaganda bakanı Goebbels diyor ki, "Gazeteciler piyano tuşları gibi olmalı, biz hangi tuşa basarsak o sesleri çıkarmalı." Bunu yapamadıklarında SETA raporu gibi andıçlar yayınlıyorlar.

Bu rapor basına dönük kötü bir örnek olarak tarihte yerini almıştır. Gerçeği haberleştiren tüm basın emekçileriyle dayanışma duygularımızı paylaşıyoruz. Dün bir ayrılık resmileşti. Ali Babacan resmen AKP'den ayrıldı. Buradan halkımızı uyarıyoruz. Türkiye'nin karanlığa sürüklenmesinde önemli rolleri olan isimlerin "yeni" diye piyasaya sürülmesi bizce yanlıştır.

'HERKESE ÇAĞRI YAPIYORUZ'

100 yıldır Türkiye'yi patronların desteklediği iktidarlar yönetiyor. Çare bunun tam karşıtında konumlanmaktır. Çare siyaset alanından uzakta tutulmaya çalışan emekçilerin, siyasetin öznesi haline gelmesidir. Muazzam bir ali cengiz oyunuyla karşı karşıyayız. Enflasyon düşük gösterilerek maaş zamları olabilecek en düşük noktada tutuluyor. 

Herkese çağrı yapıyoruz. Biz işsizliği yasaklayacağız. Memleketteki işsizliği azaltmak istiyorsanız gelin çalışma saatlerini azaltalım. Bitirmeden Srebrenitsa Katliamı'nı anmak istiyoruz. Faşist çetnik çetelerinden kaçıp BM'ye sığınan Boşnakların, bizzat BM subayları önünde yaşamını yitirdiği katliamı anıyoruz.