İstanbul'da görülen Batı Nil virüsünün yayılma nedeni belli oldu

İstanbul Avcılar'da görülen Batı Nil Ateşi hastalığına neden olan virüs ile ilgili Trakya Bölgesi'nde yaklaşık 5 bin sivrisinek toplanıp araştırma yapıldı. Araştırmaya göre, virüsün yayılmasında küresel ısınmanın etkili olduğu saptandı.

İstanbul'da görülen Batı Nil virüsünün yayılma nedeni belli oldu

Avcılar'da görülen Batı Nil Ateşi hastalığına neden olan Batı Nil virüsü ile ilgili Trakya Bölgesi'nde yaklaşık 5 bin sivrisinek toplayan Türk ve Amerikalı bilim insanları tarafından yapılan araştırma sonuçlandı.

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa (İÜC) Veteriner Fakültesi'nden Prof.Dr. Hüseyin Yılmaz, Trakya'da kan serumu aldıkları insanların yüzde 6'sın son yıllarda vücutlarına bir şekilde virüs girdiğini ve bünyelerinin virüse karşı biyolojik savunma sonucu antikor oluşturduğunu belirlediklerini açıkladı.

Çalışmalarını bir süredir İngiltere'de sürdüren Veteriner Fakültesi Viroloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Hüseyin Yılmaz, üniversite kampusünün de bulunduğu Avcılar'daki Yeşilkent Mahallesi'nde 4 kişide görülen hastalık ve buna neden olan virüs ile ilgili soruları yanıtladı.

Prof.Dr. Yılmaz, özellikle 'Culex' cinsi sivrisineklerle bulaşan bu hastalığın kuş, insan ve atlarda görüldüğünü belirtirken, "Virüs insan ve atlarda 3-10 gün süren inkübasyon (Kuluçka) süresinden sonra hastalık oluşturabiliyor. Bu dönemde ateş ve grip benzeri belirtiler gösterebilir. Ancak, yüzde 1 insanda nörolojik belirtiler görülebiliyor. Batı Nil Ateşi; atlarda daha fazla nörolojik ve sinir sistemi bozuklukları belirtileri ile seyreden bir hastalık. Kuşlarda daha çok ölümcül seyredebiliyor. Kuşlara sivrisineklerden ve kuşlardan tekrar sivrisineklere bulaşması gibi geri dönüşüm söz konusu. Ancak, insandan insana eğer kan yolu kullanılmıyorsa yani laboratuarlarda veya hastanelerde bir işlem yapılmıyorsa insandan insana yakın temasla bulaşma olmuyor. Keza attan ata da bulaşma olmuyor. Attan insana, insandan ata bulaşma söz konusu değil" dedi.

Prof.Dr. Hüseyin Yılmaz, Dünyada lk kez 1937 yılında Uganda'da ortaya çıkan, ardından 1953 yılında Mısır'da, Fransa'da oradan da Akdeniz ülkelerine İtalya İspanya gibi ülkelere yayılan Batı Nil Ateşi hastalığının bulaşmasında sivrisinek ve göçmen vahşi kuşların büyük rol oynadığını vurguladı. Prof.Dr. Yılmaz, Türkiye'nin hemen yanındaki İran, Rusya, Yunanistan, Romanya ve Avrupa ülkelerinde görülen hastalığın özellikle 1990 yılından yayıldığını ifade ederken, "Ülkemizde ilk görüldüğü bilimsel tarih 2006'dır. At ve insanda klinik belirtilerin görüldüğü vakalar özellikle 2010 yılından sonra bildirilmiştir" dedi.

Trakya'daki araştırma

İÜC Veteriner Fakültesi'nden Prof.Dr. Hüseyin Yılmaz, ABD'deki bilimsel bir dergide önümüzdeki günlerde yayınlanacak araştırmayla ilgili, "İkisi Amerika'daki Kansas Üniversitesi'nden olmak üzere aralarında İÜC Tıp Fakültesi'ndeki hocalarımızın da bulunduğu 15 bilim insanı ile birlikte yaptığımız bilimsel çalışmada Trakya yöresinde yaklaşık 5 bin sivrisinek toplandı. Sivrisinek tuzaklarını belirli yerlerde bıraktık. Topladığımız sivrisineklerde Batı Nil Virüsü'nün yapısını anlamak için RNA (Ribonükleik Asit) testleri yaptık. Araştırmamızda özellikle 'Culex' cinsi sivrisineklerde Batı Nil virüsünü saptadık. Araştırmamızda insan, koyun ve sığırlarda da laboratuar araştırması yaptık. Ancak, koyun ve sığırlarda bunlarla ilgili bulgu bulamadık. Kan serumu aldığımız insanlarda yaklaşık yüzde 6 oranında Batı Nil Virüsü antikorlarına rastlandı. Yanlış anlaşılmasın; İnsanlarda virüs bulamadık. Tespit ettiğimiz Batı Nil Virüsünü yüzde 6 oranında seropozitiftir. Yani antikor taşıyorlar, ama virüs yok"

Araştırmada ortaya çıkan şaşırtıcı gerçek

Avrupa'da Batı Nil virüsü uyarısı kendini hatırlattı: Yunanistan'da 2012'den bu yana en yüksek sayı
Aralarında çeşitli üniversitelerden tıp fakültesi öğretim üyelerinin de bulunduğu bilim insanlarının da katıldığı bu araştırma, kan örnekleri alınan ve Trakya bölgesinde oturanların bu kişilerin yüzde 6'sının son yıllarda vücutlarına bir şekilde, sivrisineklerle bulaşan ve son günlerde büyük yankı uyandıran Batı Nil Virüsü'nün girdiğini gösteriyor.

Kan örnekleri incelenen bu kişilerin vücutlarına giren, farkına varmadıkları virüsün etkisiyle hafif veya çeşitli derecelerde ishal, kusma, eklem ağrıları, baş ağrısı, vücut ağrıları gibi belirtilerle Batı Nil Virüsü Ateşi hastalığını atlattığı, test sonucu biyolojik yapılarının buna karşı direnç amacıyla antikor oluşturduğunun belirlendiği ifade edildi.Prof.Dr. Hüseyin Yılmaz, Türkiye'de Batı Nil Virüsü ile ilgili bilimsel çalışmaların sürdürüldüğünü, Hacettepe veya başka üniversite hastanelerinde insanlarda geçmişte bu virüsün tespit edildiğini ve klinik olarak da hastalığın tespit edildiğini, veteriner hekimlere atlarda sinirsel belirtiler görüldüğünde bu hayvanlar için mutlaka test yapılmasını önerdiklerini vurguladı.

Yayılmasında global ısınma etkili

Yılmaz, "Ülkemizdeki ve komşu devletlerdeki ölümler bu derecede değildir. Hastalığın en tehlikeli yani ölümcül formu çok az yüzde 1 civarında. Batı Nil Virüsü'ne karşı sivrisineklere karşı iyi mücadele yapılması, mümkünse evlerde ona göre bariyerler oluşturulması, bunların ısırmasına olabildiğinde engel olunması gerekir. Herkesin buna olabildiğince özen göstermesi gerekir. Global ısınma ile beraber sivrisinek ve insan, hayvan, göçmen kuşların hareketleri virüsün bir yerden bir yere yayılmasına maalesef neden oluyor. Göçmen kuşlara, sivri sineklere engel olmak zor. Uçuşa nasıl engel olacaksınız? Ancak, özellikle sivrisinek mücadelesi ile bu hastalığın önüne geçilebilir. Türkiye'de Güneydoğu'da, Orta Anadolu'da insanlarda yapılan testlerde virüsün antikorlarına rastlanmış durumda. Ama hastalık vakası olarak bunlar tek tük çok fazla sayıda değil" şeklinde konuştu.

Avcılar'da görülen Batı Nil Ateşi hastalığına neden olan Batı Nil virüsü ile ilgili Trakya Bölgesi'nde yaklaşık 5 bin sivrisinek toplayan Türk ve Amerikalı bilim insanları tarafından yapılan araştırma sonuçlandı.

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa (İÜC) Veteriner Fakültesi'nden Prof.Dr. Hüseyin Yılmaz, Trakya'da kan serumu aldıkları insanların yüzde 6'sın son yıllarda vücutlarına bir şekilde virüs girdiğini ve bünyelerinin virüse karşı biyolojik savunma sonucu antikor oluşturduğunu belirlediklerini açıkladı.

Çalışmalarını bir süredir İngiltere'de sürdüren Veteriner Fakültesi Viroloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Hüseyin Yılmaz, üniversite kampusünün de bulunduğu Avcılar'daki Yeşilkent Mahallesi'nde 4 kişide görülen hastalık ve buna neden olan virüs ile ilgili soruları yanıtladı.

Prof.Dr. Yılmaz, özellikle 'Culex' cinsi sivrisineklerle bulaşan bu hastalığın kuş, insan ve atlarda görüldüğünü belirtirken, "Virüs insan ve atlarda 3-10 gün süren inkübasyon (Kuluçka) süresinden sonra hastalık oluşturabiliyor. Bu dönemde ateş ve grip benzeri belirtiler gösterebilir. Ancak, yüzde 1 insanda nörolojik belirtiler görülebiliyor. Batı Nil Ateşi; atlarda daha fazla nörolojik ve sinir sistemi bozuklukları belirtileri ile seyreden bir hastalık. Kuşlarda daha çok ölümcül seyredebiliyor. Kuşlara sivrisineklerden ve kuşlardan tekrar sivrisineklere bulaşması gibi geri dönüşüm söz konusu. Ancak, insandan insana eğer kan yolu kullanılmıyorsa yani laboratuarlarda veya hastanelerde bir işlem yapılmıyorsa insandan insana yakın temasla bulaşma olmuyor. Keza attan ata da bulaşma olmuyor. Attan insana, insandan ata bulaşma söz konusu değil" dedi.

Prof.Dr. Hüseyin Yılmaz, Dünyada lk kez 1937 yılında Uganda'da ortaya çıkan, ardından 1953 yılında Mısır'da, Fransa'da oradan da Akdeniz ülkelerine İtalya İspanya gibi ülkelere yayılan Batı Nil Ateşi hastalığının bulaşmasında sivrisinek ve göçmen vahşi kuşların büyük rol oynadığını vurguladı. Prof.Dr. Yılmaz, Türkiye'nin hemen yanındaki İran, Rusya, Yunanistan, Romanya ve Avrupa ülkelerinde görülen hastalığın özellikle 1990 yılından yayıldığını ifade ederken, "Ülkemizde ilk görüldüğü bilimsel tarih 2006'dır. At ve insanda klinik belirtilerin görüldüğü vakalar özellikle 2010 yılından sonra bildirilmiştir" dedi.

Trakya'daki araştırma

İÜC Veteriner Fakültesi'nden Prof.Dr. Hüseyin Yılmaz, ABD'deki bilimsel bir dergide önümüzdeki günlerde yayınlanacak araştırmayla ilgili, "İkisi Amerika'daki Kansas Üniversitesi'nden olmak üzere aralarında İÜC Tıp Fakültesi'ndeki hocalarımızın da bulunduğu 15 bilim insanı ile birlikte yaptığımız bilimsel çalışmada Trakya yöresinde yaklaşık 5 bin sivrisinek toplandı. Sivrisinek tuzaklarını belirli yerlerde bıraktık. Topladığımız sivrisineklerde Batı Nil Virüsü'nün yapısını anlamak için RNA (Ribonükleik Asit) testleri yaptık. Araştırmamızda özellikle 'Culex' cinsi sivrisineklerde Batı Nil virüsünü saptadık. Araştırmamızda insan, koyun ve sığırlarda da laboratuar araştırması yaptık. Ancak, koyun ve sığırlarda bunlarla ilgili bulgu bulamadık. Kan serumu aldığımız insanlarda yaklaşık yüzde 6 oranında Batı Nil Virüsü antikorlarına rastlandı. Yanlış anlaşılmasın; İnsanlarda virüs bulamadık. Tespit ettiğimiz Batı Nil Virüsünü yüzde 6 oranında seropozitiftir. Yani antikor taşıyorlar, ama virüs yok"

Araştırmada ortaya çıkan şaşırtıcı gerçek

Avrupa'da Batı Nil virüsü uyarısı kendini hatırlattı: Yunanistan'da 2012'den bu yana en yüksek sayı
Aralarında çeşitli üniversitelerden tıp fakültesi öğretim üyelerinin de bulunduğu bilim insanlarının da katıldığı bu araştırma, kan örnekleri alınan ve Trakya bölgesinde oturanların bu kişilerin yüzde 6'sının son yıllarda vücutlarına bir şekilde, sivrisineklerle bulaşan ve son günlerde büyük yankı uyandıran Batı Nil Virüsü'nün girdiğini gösteriyor.

Kan örnekleri incelenen bu kişilerin vücutlarına giren, farkına varmadıkları virüsün etkisiyle hafif veya çeşitli derecelerde ishal, kusma, eklem ağrıları, baş ağrısı, vücut ağrıları gibi belirtilerle Batı Nil Virüsü Ateşi hastalığını atlattığı, test sonucu biyolojik yapılarının buna karşı direnç amacıyla antikor oluşturduğunun belirlendiği ifade edildi.Prof.Dr. Hüseyin Yılmaz, Türkiye'de Batı Nil Virüsü ile ilgili bilimsel çalışmaların sürdürüldüğünü, Hacettepe veya başka üniversite hastanelerinde insanlarda geçmişte bu virüsün tespit edildiğini ve klinik olarak da hastalığın tespit edildiğini, veteriner hekimlere atlarda sinirsel belirtiler görüldüğünde bu hayvanlar için mutlaka test yapılmasını önerdiklerini vurguladı.

Yayılmasında global ısınma etkili

Yılmaz, "Ülkemizdeki ve komşu devletlerdeki ölümler bu derecede değildir. Hastalığın en tehlikeli yani ölümcül formu çok az yüzde 1 civarında. Batı Nil Virüsü'ne karşı sivrisineklere karşı iyi mücadele yapılması, mümkünse evlerde ona göre bariyerler oluşturulması, bunların ısırmasına olabildiğinde engel olunması gerekir. Herkesin buna olabildiğince özen göstermesi gerekir. Global ısınma ile beraber sivrisinek ve insan, hayvan, göçmen kuşların hareketleri virüsün bir yerden bir yere yayılmasına maalesef neden oluyor. Göçmen kuşlara, sivri sineklere engel olmak zor. Uçuşa nasıl engel olacaksınız? Ancak, özellikle sivrisinek mücadelesi ile bu hastalığın önüne geçilebilir. Türkiye'de Güneydoğu'da, Orta Anadolu'da insanlarda yapılan testlerde virüsün antikorlarına rastlanmış durumda. Ama hastalık vakası olarak bunlar tek tük çok fazla sayıda değil" şeklinde konuştu.

Vehaber 2013 yılından beri aktif olarak son dakika güncel haberler ile medya dünyasında bilinen bir marka haline gelmiştir. Türkiye'den ve dünyadan gelişmeler. Haber ajanslarına ve sosyal medyaya düşen önemli olaylar. Haberler video ve fotoğraf ile desteklenmektedir. Devlet liderlerinin yaptığı açıklamalar ile gündelik hayat içerisinde yaşanan gelişmeler, ünlülerin yaşamları, magazin dünyasında yaşanan gelişmeler, spor dünyasından, sporcuların hayatında yaşanan olayları anlık olarak aktarmaktadır. Son dakika İstanbul'da görülen Batı Nil virüsünün yayılma nedeni belli oldu haberi, manken ve modellerin foto galerileri, futbol, spor, porno haberleri ve daha fazlası. Haberleri okuyunca video ve foto galerilerimizi de gezmeyi ihmal etmeyin. Galerimizde neler var, sizler için neler bulduk? Ünlülerin hayatından seçtiğimiz nude fotoğraflar, muhteşem fiziğiyle karşınızda. Kadın bedeni en estetik vücut hatları ile karşınızda. Denizde, havuzda, sokakta, partide, evde ünlülerin tüm anları. Sizler için en özel en güzel görsellerle galerimizi erotik resimlerle de harmanladık, eskiden erotik film izlemek için sinemaya gittiğimiz ortamlardan bir tık uzağımıza taşındığı zamanlara. Buram buram erotizm kokan fotoğraflarını seçtik ve frikik fotoğraflarından medyaya yansıyanları sizler için bulduk. Bir anlık dikkatsizlik sonucu oluşan frikikler burada, magazincilerin yakaladığı kaza görselleri. Gerçi bazılarının ne kadar kaza olduğu da tartışılır planlanmış gibi. göğüs ile ilgili derlemeleri toparladık. Bunlar elbiseli ya da göğüs dekolteli olabilirler, meme görselleri galerimizde. Kadınlarda doğurganlığı simgeleyen göğüslerin erkeklerde üreme içgüdüsünü körüklediği için çekici geldiğini biliyor muydunuz? Bacak fotoğrafları ile ilgili sosyal medyadan ve arşivimizden sizlere ulaştırdık. Uzun bacaklı, sütun gibi bacaklara sahip kadınlar. Evet kılıydı tüyüydü, pürüsüzlüğüydü, kadınlar için güzel bacaklı olmanın da bir bedeli var. Toplum standartlarına uygun bir şekilde çıplak resimleri ile hayatından kesitler aramaya bulmaya çalıştık. Fotoğrafların hiçbiri tam çıplaklık içermemektedir. İnsan dünyaya çıplak gelip çıplak giderken tartışılmaya devam eden bir konu. Facebook bu konuda son dönemler epey tutucu. Kalça ya da başka bir deyişle poposuyla ilgili seçtiklerimize yer verdik. Kadınlar vücutlarının en estetik bu bölgelerini göremezken bizler gösterdik. Son dönemler estetik ile büyütülmesi popüler olan kalçaları erkekler pek seviyor. Hot ya da biz ateşli diyelim siz anlayın. Kışkırtıcı, baştan çıkarıcı görselleri derledik. Bebek gibi manken ve modeller burada. Sıcak sözcüğünün seksi çağrıştarması bir hayli ilginç tabii ama yerleşmiş sözlüğe. Artık seksilik arayan hot diye arıyor. Ve tabii ki ass ile ilgili fotoğrafları da derleyerek galerimize ekledik. İngilizcede kadınların en estetik olan bölgesinin söylenme şekli bu. Şu Youtube'da popüler hale gelen Prank videolarında olay bildiğiniz gibi öpüşmeyi de aşıp popo okşamaya kadar gelmişti. Biz o kadar abartmadık olayı. Instagram resimleri ile diğer sosyal medya hesapları Facebook, Youtube, Pinterest, Twitter, reddit hesaplarında biraz gezindik ve sizler için taramalar yaptık.Sosyal medya biliyorsunuz koca bir derya ve VK hesaplarındaki bilgi ve görselleri sizler için es geçmedik. Yahu sosyal medya platformu demişken bunların sayısı her geçen gün artıyor ve takip dahi etmesi iyice zorlaştı, saniye başı yeni platform kuruluyor. Tumblr hesaplarındaki dataları taradık, sosyal medyada çok konuşulan, elden ele gezen fotoğrafları bulmaya çalıştık, dediğimiz gibi biraz başımız döndü ama bu çabaya değdi. ifşa olan resimlerini, sosyal medyaya yansıyanları bulduk. Yanlış anlaşılmasın biz ifşa etmedik, bulduk. İnternet, sosyal medya derken ifşa kültürü de aldı başını gitti. Kadına şiddet ile birlikte, feministler arasında da yaygınlaşan bir kültür. Hack fotoğrafları var ise ve üzerinde herhangi bir şikayet yok ise bunları da toparladık, bir dönem bu hack olayları epey yaygındı. Sanıyoruz zamanla kişisel fotoğraflarımıza sahip çıkmayı az da olsa öğrendik. ve tabii ki icloud resimlerini de derledik. Biliyorsunuz bir dönem moda haline gelmişti ama biz özel hayatın gizliliğine özen gösterdik. Bu konularda açıkları olan şirketler ne gibi çalışmalar yaptı onu bilmiyoruz ama. Seksi çalışmaları. Bazı kadınların doğalığında her hareketi seksi çağrıştırıyor tabii, onların seksi olmak için özel bir çaba harcamasına gerek yok. ve yaşamındaki çekilen ya da kendisinin selfie olarak çektiği naked resimleri araştırdık.Dünya denilen gezegende ne varsa biz burada toplamaya çalışıyoruz, tek rakibimiz henüz keşfedilmeyen gezegenler. bunlarla da yetinmedik ama daha bitmedi tabii ki hayatı, boyu, kilosu gibi fizik ölçüleri, sevgilisi, yaşı, neler yapmış, bugünlere nasıl gelmiş, bu kişi nasıl başarılı olmuş da burada kendine yer bulmuş onları yazdık, erkek arkadaşı kimmiş, kız arkadaşı kimmiş falan derken çok yorulduk ulan size bilgi vereceğiz diye, bazılarında da atladık. Yani kısacası biyografisine yer verdik. Nereli, yaşı kaç gibi bilgilere bizden ulaşabilirsiniz. Tüm galerilerde bu bilgiler yok belki ama çoğu galerimizde mevcut. Yaşam içerisinden makyajsız hali ve makyajlı halleri ile birbirinden estetik görüntüleri, birbirinden farklı saç modelleri ile çekilen fotoğraflar. Kadınlığa dair ne varsa görüntüsü bizde. haberleri. Sizlere binlerce haber sunduk, çok sayıda kişinin günlük olarak ne yaptığını araştırarak sizlere ulaştırdık. Kim nerede ne yapmış, ne yemiş ne içmiş, kiminleymiş. Bazen sıkıcı bir hal alıyor bu. Galerilerimizde porno yok ama isteyeni çok. Porno bağımlıları var ki 1 saat izlemeden duramıyor.Kadınlar birbirlerinin seks yapışını izleyerek de tahrik olabiliyor ama o kadınlar için de önemli bir ihtiyaç ya da sex tape bulunmamaktadır. Seks kasedi bulunan ünlüler, bunu satan ünlüler, başka işler yaparken bir anda porno oyuncusuna dönenler daha da neler neler. Aslında fotoğraflarımız film sahnelerini aratmıyor, gezince filmleri izlemiş kadar oluyorsunuz. Her karesi aksiyon dolu müthiş kesitler. Mesela videolarımızda kalça danslarına yer verdik ama yok ben illa galeri gezeceğim derseniz oturup kalça dansı, twerk izlemiş kadar olursunuz, beni kesmez diyorsanız o zaman sizi videolara alalım. Sonra sözlük yazarlarının yüklediği görselleri de aradık, ekşi sözlük ya da uludağ sözlükte hem yapılan yorumları inceledik hem de görsel taraması yaptık. Galerimiz bitince diğerlerini gezmeyi ihmal etmeyin. Diğer galerilerimizde çeşitli renkte ve uzunlukta elbise görselleri, vücudu saran tayt, bikini, iç çamaşırı resimleri ile mini elbise, transparan elbise, göğüs dekoltesi, mini etek, mini kot şort, gecelik resimleri, kot ve tanga görselleri, jartiyer, külot, sütyen, külotlu çorap, fetiş fotoğrafları bulabilirsiniz. Güzel kadınlar, en seksi kızlar, çeşitli pozisyonlarda verilen pozlar, ünlüler, porno oyuncuları, manken ve modeller, oyuncular, sosyal medya fenomenleri galerilerimizde.