Kürtaj olan kadınların listesini istediği iddia edilen Emniyet’ten açıklama

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nün İstanbul Sağlık Müdürlüğü’ne ‘ivedi’ ve ‘gizli’ ibareleriyle 29 Ağustos’ta bir yazı gönderilerek kürtaj olan 30-40 yaş arasındaki kadınların listesini istediği yönündeki haberlerle ilgili açıklama yaptı.

Kürtaj olan kadınların listesini istediği iddia edilen Emniyet’ten açıklama
2019-09-10 21:28:36    

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Bazı basın yayın organlarında ‘Emniyetten skandal/kürtaj listesi istendi’ şeklinde verilen haberlere ilişkin kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.

Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen bir şüpheli hakkında ihbarda bulunan ve açık kimlik ile adres bilgileri bilinmeyen bir şahsın tespiti amacıyla İstanbul Emniyet Müdürlüğü aracılığıyla İl Sağlık Müdürlüğü’ne gönderilen yazının amacının; Yürütülen soruşturma süresince tüm araştırmalara rağmen ihbar eden şahsa ulaşılamadığı ve soruşturmadaki bilgilerden ihbarcının 2017-2019 yılları arasında İstanbul İli’nde ‘Polikistik Over Sendromu’ tanısıyla tedavi gördüğünün tespit edildiği anlaşıldığından, bu nedenle söz konusu tarihler arasında bu tanıyla tedavi gören şahsın tespitine yönelik olduğu kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Kadın hakları alanında çalışan avukat-akademisyen Selin Nakıpoğlu, sağlık verilerinin istenmesinin suç olduğunu belirterek "şayet İl Sağlık Müdürlüğü verileri paylaşırsa suç duyurusunda bulunacağız" dedi.

 

T24'e konuşan Nakıpoğlu, hangi gerekçe ile olursa olsun İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Emniyet Müdürlüğü'ne verilerin verilemeyeceğini söyledi ve ekledi:  

"Ayrıca polikistik over sendromu olan, 30-40 yaş arasında kürtaj yaptıran kadınların FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak gibi konularla ne alakası var? Bu soruşturmayla ne gibi ilgisi olabilir? Her ne ilgisi olursa olsun, araştırdığı bir şey varsa da devletin bu yöntemi, yasaya aykırı bir yöntemdir. Bunlar kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesidir. İl Sağlık Müdürlüğü'nün kendisine verilen süre içinde (13 Eylül) verileri kesinlikle vermemesi gerekir. Aksini yaparsa bu suçtur. Bunların verilmesi durumunda kadın avukatlar olarak suç duyurusunda bulunacağız."

Bu verileri verme İl Sağlık Müdürlüğü!

İl Sağlık Müdürlüğü'ne çağrı yapan Nakıpoğlu, konunun takipçisi olacaklarını söyledi:  

İstanbul Barosu da bu konuda çok taze bir açıklama yaptı. Hepimiz bu hususun takipçisiyiz. Bu verileri verme İl Sağlık Müdürlüğü, bu talep zaten yasaya aykırı eğer sen bu verileri verirsen suç işlemiş olursun! Özel nitelikli kişisel verilerdir bunlar ve asla ve asla paylaşılamaz her ne gerekçeyle olursa olsun. Anayasa bir değil birçok yasal düzenlemeyi ihlal etmiş olacak.

 

Ayrıca, bu durum biz kadınların kendimizi iyi hissetmememize, tedirgin olmamıza, verilerimizin güvenliğine dair kafamızda ciddi soru işaretlerinin oluşmasına sebep olacak. Zaten hastanelerde parmak okutma gibi hususlarla pek çok verimiz rızamız dışında alınıyor. Bu kadar mahrem olan bilgileri, kurumlar birbiriyle paylaşamaz. 

Kadınlar olarak bunun takipçisiyiz bu asla kabul edilemez

Ben de Emniyet yazısında belirtilen yaş dilimine giriyorum, benim de verilerim risk altında. Bu verilerin paylaşılıp paylaşılmadığını takip ediyoruz. Şayet bu gerçekleşirse, ilgili yasa maddelerinin ihlalinden dolayı bir suç duyurusunda bulunacağım. Ben bu ülkede yaşayan bir kadın olarak, verilerimin paylaşılması, hele böyle hukuksuz bir şekilde paylaşılması çok tehlikeli bir durum. Kimsenin buna 'tamam' diyeceğini düşünmüyorum.

"Anayasaya ve uluslararası sözleşmelere aykırı"

Nakıpoğlu, Anayasa'nın 20. maddesini ve uluslararası sözleşmeleri hatırlatarak "Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasal Hakları Sözleşmesi'ne göre de "kimsenin özel hayatına, aile yaşamına keyfi veya hukuki olarak müdahale edilemez" yorumunda bulundu.  

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 6/3 maddesini açıklayan ve bunun ihlal edilmeye çalışıldığını söyleyen Nakıpoğlu, "Sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleriyle finansmanın planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenebilir' diyerek kişisel verilen hangi koşullarda kimler tarafından alınabileceği belirtiliyor. Yasa, 'bu hüküm gereği, sağlık alanına ilişkin verilerin Emniyet Müdürlüğü' tarafından alınması ve istenmesi hukuka aykırıdır' diyor, çok açık" diye konuştu. 

 

Ne olmuştu?

Birgün Gazetesi'nin haberine göre İstanbul Emniyet'i ‘gizli’ ibaresi kullanarak İl Sağlık Müdürlüğü’ne gönderdiği yazıda, kentteki tüm hastanelerde ‘polikistik over sendromu’ olan ve kürtaj yaptıran 30 ile 40 yaş aralığındaki kadınların listesini istedi.

Habere göre Emniyet'in gönderdiği yazıda şöyle denildi: 

 “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca ilgi sayılı FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Rüşvet ve Cumhurbaşkanı ile Devlet büyüklerine hakaret konularından yürütülmekte olan soruşturma kapsamında ilimizde 01.01. 2017 ile 31.05.2019 tarihleri arasında tüm kamu ve özel hastanelerde polikistik over sendromu olup kürtaj işlemi yaptıran 30-40 yaş aralığında olan kişilerin listesini soruşturmada kullanılmak üzere ivedi olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere müdürlüğümüz görevlilerine teslim edilerek gönderilmesi hususunu; arz ederim.”