Türkkan: RTÜK, Saray’ın ekran bekçisi midir?

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Ülke TV'de Sevda Noyan tarafından söylenen skandal sözlere RTÜK'ten ceza gelmemesine tepki gösterdi. RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin'in Sevda Noyan'ın sözlerine ceza gelmemesi sonrası gelen tepkilerle tavır değiştirdiğine dikkat çeken Türkkan, ''RTÜK devletin kurumu mudur? Yoksa Saray'ın ekran bekçisi midir?'' dedi.

Türkkan: RTÜK, Saray’ın ekran bekçisi midir?
2020-05-20 17:02:24    

TBMM’de basın toplantısı gerçekleştiren İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

”SUSUYOR, HÂLÂ SUSUYOR”

Prof. Dr. Muttalip Kutluk Özgüven’in, Akit TV’de 13-16 yaş aralığındaki çocuklar için kullandığı “Süper kadın diye bir ırk var. Bu yaş ilk çocuğu doğurmak için ideal bir yaş olarak belirlenmiş” ifadelerini hatırlatan Türkkan, ”Hepimizin kız çocuğu, kız kardeşi var. Bu rezalet karşısında nasıl tepkisiz kalabiliriz? Ama tepkisiz kalanlar da var.

Hem de esas tepki vermesi gereken, kurumun başında olan, kendisi de iki çocuk babası RTÜK Başkanı. Bir insan olarak, bir baba olarak tepki verdi mi bilmiyoruz, işin burası bizi çok da ilgilendirmiyor.

Bizi ilgilendiren kısmı kurulun başındaki kişi olarak bu hastalıklı beynin herkese açık bir televizyon kanalında söyledikleri karşısında ne yaptığı. Susuyor, hâlâ susuyor. Bunun nedeni İktidarın borazanı olan bir kanalda, AKİT TV’de bunların konuşulması mı? Bu yüzden mi susuyor RTÜK Başkanı” şeklinde konuştu.

”KATLİAM ÇAĞRISI İLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

Sevda Noyan’ın katıldığı televizyon programında söylediği skandal sözlere RTÜK”ün herhangi bir ceza vermemesini eleştiren Türkkan, sözlerine şöyle devam etti:

”Sevda Noyan denen bir kadın, ’15 Temmuz kursağımızda kaldı, istediklerimizi yapamadık’ dedi. Komşularını tehdit etti, onları öldürmeyi düşündüğünü söyledi ve bunu ekranda ilan etti: ‘Ayaklarını denk alsınlar benim listem hazır’

Yani canlı yayında aleni bir şekilde yapılan katliam çağrısı ile karşı karşıyayız. Hem tehdit, hem de halkı kin ve nefrete tahrik etme. Bunların ikisi de Türk Ceza Kanunu'na göre suç.

Suç işleyen sadece bu sözleri söyleyen ve onu ekrana çıkaranlar mı? Hayır. RTÜK Başkanı da suç işliyor. Yasalara aykırı bu konuşmaya ceza vermeyen, bununla da yetinmeyip ceza verilmesini isteyenleri de adeta darbeci olarak hedef göstermek de suçtur.

RTÜK Başkanı, Noyan hakkında soruşturma açılmasını isteyenleri darbeci olarak nitelendirmiş ve bir başka suça daha imza atmıştır. Adeta Partili RTÜK Başkanı olarak davranmıştır.

Her ne kadar birkaç gün sonra geri vites yaparak ‘Gelecek rapora göre ilk toplantıda gereğini yapacağız’ dese bile bu onun genel tavrını ve tutumunu, olaya bakış açısını değiştirmeye yetmez”

‘RTÜK, SANSÜR MERKEZİNE DÖNÜŞMÜŞ BİR KURULDUR”

RTÜK’ün sansür merkezine dönüşmüş bir kurul olduğunu belirten Türkkan, haber kanallarına uygulanan cezaların demokrasiye de aykırı olduğunu söyledi.

Türkkan, ”RTÜK devletin kurumu mudur? Yoksa Saray’ın ekran bekçisi midir? RTÜK, cezalarda eşitlik ilkesini ihlal eden, adeta bir sansür merkezine dönüşmüş bir kuruldur. Toplumun kendisinden beklediğini yapmayan RTÜK, nefret söylemlerini, suç teşkil eden, şiddeti körükleyen yayınları engellememekte, toplumun haber alabileceği kanalları cezalandırmaktadır.

Yaptığı demokrasiye de aykırıdır. Ve üzülerek söylüyorum, bu süreç böyle devam ederse Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nda bundan sonra diğer partilerin temsilci bulundurmalarının da hiçbir anlamı kalmayacak” dedi.